15.10.2021

kadın

osho

kadın neredeyse tüm dinler tarafından dışlanmıştır. bunun nedeni çok açıktır: çünkü tüm dinler bedene karşıdır ve kadınsa bedenin merkezidir.

savaşı yaratan erkektir, savaşta dövüşen erkektir ama acı çeken kadındır. kadın dünyanın yarısıdır. şayet dünyanın bu yarısına da söz hakkı tanınsaydı tarih başka olurdu. o daha barışçıl, daha sevecen, daha duyarlı, daha estetik olurdu.

bir kadın ve bir erkek sevgi dolu, derin bir kucaklaşmadayken kadın hemen gözlerini kapatır. bir kadını öp ve o gözlerini kapatır. ancak erkek kadını öperken kendini izler, öpülen kadını izler, onun tepkilerini izler, sürekli olarak onun orgazm olup olmadığını izler. o az ya da çok bir yabana, bir seyirci olarak kalır. erkek onun içinde olmaktansa daha çok izlemekle ilgilenir.

kadın çok derindeki belirli ihtiyaçları karşılar: o seni dünyaya bağlar ve bedenine bakar; pek de fazla senin ruhunla ilgilenmez -seni bunun üzerinde düşünmen için yalnız bırakır- ama o senin bedenini besler. o besler, özen gösterir, sever; o senin sevildiğini, sana ihtiyaç duyulduğunu hissettirir; o sana derin bir tatmin duygusu verir. o olmadan sen, basitçe kim olduğunu bilmezsin. o olmadan sen her zaman kayıp bir çocuksundur. o sana annelik eder.

dolayısıyla evli erkekler evli olmayan erkeklerden daha mutlu olur. bu böyle olma malıdır çünkü evli olmayan erkeklerin problemleri yoktur. evli erkeğin problemleri vardır; bu yüzden de mantıken evli bir kimsenin evli olmayan kişiden daha mutlu olabilmesi çok garip gelir. ancak hayat mantığı izlemez; hayatın kendi garip yöntemleri vardır. evli olmayan erkek köksüzdür, beslenmez, sıcaklık yoktur. o soğuktur, soğuk bir dünyada yaşar; o büzüşmeye ve ölmeye devam edip durur.

kadın sıcaklık verir, yaşam verir, onun yuvasında hissetmesini sağlar, onun bir arada kalmasını sağlar. kadın olmadan erkek dağılmaya başlar.

bir kadın için anne olmak çok büyük bir ihtiyaçtır ama birisinin karısı olmak o kadar büyük bir ihtiyaç değildir. erkeklerin ihtiyaçları daha çok fizyolojiktir, kadınların ihtiyaçları daha çok psikolojiktir.

erkek çok uzaktaki şeylerle ilgilenir; insanlığın geleceği, uzaktaki yıldızlar, başka gezegenlerde yaşayan varlıkların olup olmadığı. bir kadın tüm bu saçmalıklara güler geçer. o sadece küçücük şeylerle ilgilenir: kapalı bir daire; komşularla, aileyle, kimin karısını aldattığı ile ilgilidir, kimin karısının kuaförüne âşık olduğuyla.

Hiç yorum yok: