13.3.15

mağdurun dili

nurdan gürbilek

"bizim zamanımızdan birine orijinal biri olmadığını, belirgin bir yeteneği olmadığını, zayıf kişilikli, sıradan biri olduğunu söylemekten daha incitici bir şey yoktur." (dostoyevski)

sigmund freud: varoluş bir hastalıktır.

cemil meriç: dünyaya açılmayanların kaderi sabahtan akşama kadar mastürbasyondan ibarettir.

yusuf atılgan: bir eylemin ertesini, sonuçlarını göze alabilirse ya da bunlara kayıtsız kalabilirse insanın yapamayacağı şey yoktur.

theodor adorno: eğer sanat, ne kadar dolayımlı olursa olsun, insanlar için bir haz kaynağı olmasaydı, karşı çıktığı ve direndiği çıplak varoluş içinde ayakta kalamazdı.

oğuz atay: insanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar, onları üzmek çok zor. kitabı suratınıza kapatıveriyorlar, sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında.

oğuz atay: akıl tutucu -ya da- gerici, sevgi ilerici -ya da- devrimcidir.

"birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi." (yusuf atılgan)

oğuz atay: yeni bir dil bilgisi kitabı çıktı mı bugünlerde? öznenin, yüklemin filan başka bir düzen içinde yerleştirilmesini sağlayarak beni istediğim anlama kavuşturacak böyle bir kitap. ne diyorlarsa, yalnızca onu demek isteyenler için geliştirilmiş düşünce ve ifade kuralları ne zaman bulunacak?

cemil meriç: aydınlanmak için yan, aydınlatmak için değil.

theodor adorno: şahane mazlumların yüceltilmesi, sonuçta, onları mazlumlaştıran şahane sistemin yüceltilmesinden başka bir şey değildir.

yusuf atılgan: küçük kumarlarınız vardır. biliyorum sizi. küçük sürtünmelerle yetinirsiniz. büyüklerinden korkarsınız. akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. sizi bekleyenler vardır. rahatsınız. hem de kolay rahatlıyorsunuz. içinizde boşluklar yok. neden ben de sizin gibi olamıyorum? bir ben miyim düşünen, bir ben miyim yalnız?

theodor adorno: şudur neredeyse imkansız olan görev: başkalarının iktidarının da kendi iktidarsızlığımızın da bizi aptallaştırmasına izin vermemek.

"dünyada gereğinden çok kadın vardı; ama yalnız bir teki yoktu." (yusuf atılgan)

rene girard: babayla oğul üzerine düşünmek, hem hayran olunan hem de nefret edilen rakiple olan ilişki üzerine düşünmektir.

"insan bir şey yapmaya hep geç kalırdı." (yusuf atılgan)

dostoyevski: kim daha yürekli davranırsa haklıdır; onlar olaya böyle bakıyorlar. insanların kutsal saydıkları şeyi kim küçümseyerek kovarsa onların yasa koyucusu o olur; herkesten yürekli davranan da herkesten haklıdır.

yusuf atılgan: ne yamansınız dökme kalıplarınızla; bir şeyi onlara uydurmadan rahat edemezsiniz.

insanın kendini, sevdiğini, yapıtını başkalarından korumasının yolu, ona düşmanca ya da kayıtsızlıkla yaklaşacağını düşündüğü başkalarını baştan değersizleştirmek, onları umursamıyormuş gibi davranmaktır.

dostoyevski: insan için vicdan özgürlüğü kadar çekici; ama o kadar da azap verici bir şey yoktur.

"ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak." (yusuf atılgan)