16.3.15

ecinniler

dostoyevski

yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.

evlilik bütün onurlu, gururlu varlıkların, bütün bağımsızlıkların manevi ölümü demektir.

masum boş inanç diye bir şey yoktur. boş inançlar, elbette eskimiş şeylerdir ve yok edilmeleri gerekir. değerli zamanlarımızı harcamaya değmez onlara. dünyada ne çok zaman harcanmıştır bu boş şeyler için. insanoğlu zekasını daha gerekli şeylere yönlendirebilir.

temiz giysilerin bile yakışmadığı insanlar vardır.

en sefil, en sıradan birine demiryolu bileti satmak gibi bayağının bayağısı bir görev verin; bilet almaya gittiğinizde, size gücünü göstermek için, bu sefil yaratık bir anda size sanki jüpiter'miş gibi bakma hakkını görür kendinde.

mutlulukların en büyüğü, kendini feda etmekten duyulan mutluluktur.

hayattayken nerdeyse bir deha olarak görülen bütün vasat yetenekli baylar, ölümleriyle birlikte hiçbir iz bırakmadan kaybolur; hatta kimi kez yaşarken bile, yerlerini alacak yeni kuşağın orada burada uç vermeye başlamasıyla akıl sır ermez bir şekilde unutulur, küçümsenirler.

"dünyayı dize getirmek istiyorsan önce kendini dize getir."

kadın, her yerde hazır ve nazır olanı bile aldatır; hem de gözünün içine baka baka.

sık görüyor olsanız da ömrünüz boyunca her görüşünüzde daha önce farkına varmadığınız yeni bir yanını gördüğünüz, yepyeni bir şeyler keşfettiğiniz yüzler de olabiliyor hayatta.

iyi yürekli bir aptaldan daha aptal bir şey olabilir mi?

gerçek, dolu dolu bir acı, bazen en aklı havada insanı bile -geçici bir süre için de olsa- ciddi, sebatlı biri haline getirebilir. hakiki bir acının bir aptalı bile akıllandırdığı olur; elbette bir süreliğine.

insanoğlunun mutluluğa olduğu kadar felaketlere de ihtiyacı vardır.

aptallıkta aşırılık vardır; aşırılıksa her zaman merak uyandıran bir şeydir.

öteki dünyadakine değil, bu dünyadaki sonsuz hayata inanıyorum. öyle anlar vardır ki, onlara eriştiğinizde zaman bir anda durur, yerini sonsuzluğa bırakır.

tüm insanlık mutluluğa eriştiğinde zaman artık olmayacak; çünkü zamana gerek olmayacak.

insanoğlu mutlu olduğunu bilmediği için mutsuz; yalnızca bu nedenle mutsuz. hepsi bu! her şey bundan ibaret! bunu öğrenen hemen o anda mutlu olur.

insan bilmediğini sevemez.

-insanlara herkesin iyi olduğunu öğreten kimse, dünya tarihine son noktayı koyar.
-vardı öğreten biri, çarmıha gerildi.

gerçek büyük ulus, insanlık için ikinci dereceden bir rol üstlenmeyi kesinlikle kabul etmez; birinci dereceden bir rol bile onun için kabul edilebilir değildir; o, biricik olmayı ister.

eğileceksen çarığın değil, çizmenin önünde eğil.

sağduyu karşısında bile direnebilmek için gerçekten yüce insan olmak gerekir. 

herkes bir şekilde kendi yüzyılının insanı olmalı, kendi yüzyılını yaşamalı.

tuhaf dostluklar vardır: iki dost birbirini paralamaya hazırdır; ama yine de yaşam boyu birbirlerinden ayrılamazlar. hatta neredeyse olanaksızdır ayrılmaları. kim şımarıklık edip dostluk bağlarını koparmaya yeltenirse hemen ertesi gün hasta olup yataklara düşer; hatta bu nedenle ölebilir bile.

bir kadın hiçbir zaman tam pişman olmaz.

çıplak gerçekliğin her zaman sarsıcı bir yanı vardır.

dünyayla ilgimizi kesmek ve tümüyle özgür olmak için bağışlamak, bağışlamak ve bağışlamak gerekir.

korku insanın lanetidir.

tam bir ateist, inancı bütünlük aşamasından bir önceki aşamada bulunan insan demektir. umursamaz adamınsa, berbat bir korkudan başka hiçbir inancı yoktur.

yoksunluğundan dolayı ardından gözyaşı dökeceğimiz yeni hiçbir şey yok dünyada.

içten, güzel olan her şey daima bağışlatır kendini.