3.3.15

felaket

albert caraco

felaket şart, felaket arzu edilir, felaket meşru, felaket tanrının lütfu. dünya daha ucuza yenilenmez ve eğer dünya yenilenmezse kendisine mikrop bulaştıran insanlarla birlikte yok olmak zorunda kalacak.

insanlar evrene cüzam gibi yayıldılar ve çoğaldıkça evrenin doğasını bozuyorlar. çoğalarak tanrılarına hizmet ettiklerini sanıyorlar. tüccarlar ve din adamları onların doğurganlığını onaylıyor. tüccarlar bu sayede zenginleştikleri için, din adamları ise kendi saygınlıkları artıyor diye onaylıyorlar. bilginler bize tehlikeyi belirtiyor ama onların sesi de neredeyse her zaman boğuluyor. ahlakın ve ticaretin çıkarları bozulmaz bir ittifak oluşturuyor.

para ve tinsellik hareketin durmasına tahammül edemez. tacirler tüketici ister, din adamları aile ister. savaş onları nüfusun azalmasından daha az korkutuyor. ölüm düzeninin en sağlam destekçileri tacirler ve din adamları. insanlık bu komployu hatırlamak zorunda. facia gündelik yaşamın bir parçası olduğunda, yalnızca kendi yaşamları adına insanlığı kaosa teslim edenleri cezalandırmalıdır.

müminler geleceğimiz ile kendimiz arasındaki fazlalıktır. iman artık insanları kurtaramaz. ne kurtarması! onları sadece ölüme sürükler. iman oburluktan ve zinadan başka bir şey değildir; ama oburluk ve zina bize düşünmeyi öğretemez.

artık bütün güç ve kaynaklarımıza ihtiyacımız var. dünyayı yeniden düşünmek istiyorsak, hayatın ve ölümün tek hakiminin insan olduğu bir dünya düşünmek istiyorsak başka çaremiz yok. tek hakimi diyorum, beni iyi dinleyin; çünkü metafizik aldatmaca son soluğunu verdi artık, kendi güçsüzlüğümüzün ardına sığınamayız.

sözde vahyedilmiş dinlerimiz insan türünün mezarını inşa etmekten başka bir şey yapamadılar. çarmıh deliliği artık insanın deliliğidir, kurban etme şehveti eserlerimizin sonuncusudur, ölüm zevki ise fikirlerimizin sonu olacaktır.