23.12.13

yel değirmeni

danilo kis

genç ve duyarlı bir kişi, özellikle de kültür ve müzikle yoğrulmuşsa, beden sarhoşluklarının bunalımını, delikanlılık çağının o coşkusal magmasını, yeteneğin ilk göstergeleri olarak niteleme eğilimindedir; oysa bu, çoğu kez duygusallığın gizemli titreşiminden, bez salgılarının o tuhaf karışımından, sempatik sinir sisteminin kasılmalarından, yani organlardaki etkinlikler ve ruhtaki müziğin birlikteliğinden başka bir şey değildir. tüm bunlar gençliğin ve ruh zenginliğinin göstergeleridir ve titreşimleri şiire benzediğinden kolaylıkla birbirleriyle karıştırılır. bu büyünün tutsaklığına girince -yıllar ilerledikçe bu, içki ve sigara gibi tehlikeli bir alışkanlık olur- kişi, dize ustasının deneyimli kalemiymişçesine yazmaya devam eder; koşuklar, ağıtlar, vatan şiirleri ve özel istek üzerine yazılmış şiirler. oysa bu, gençlikte devreye girmiş ve şimdi cansızlık ve alışkanlık sonucu en küçük esintiyle dönmeye başlayan boş bir yel değirmeninden başka bir şey değildir.