14.9.19

filozof

charles bukowski

filozofları okuyorum son günlerde. gerçekten tuhaf, deli matrak, kumarbaz adamlar bunlar. descartes çıkıp herkesin zırvaladığını, mutlak ve aşikar gerçekliğin tek modelinin matematik olduğunu söylüyor. mekanizm. derken hume nedensel bilginin geçerliliğini sorguluyor. sonra kierkegaard, "parmağımı varoluşa daldırıyorum-kokusu yok. nerdeyim?" diye soruyor. derken sartre ve varoluşun anlamsız olduğu iddiası. seviyorum bu adamları. dünyayı sallıyorlar. bu düşünceler başlarını ağrıtmadı mı? ani bir kasvet kükremesi çıkmadı mı dişlerinin arasından? böyle adamları sokakta karşılaştığım, kafelerde gördüğüm adamlarla kıyasladığımda fark o denli büyük ki içimde bir yer burkuluyor, bağırsaklarım düğümleniyor.