15.1.19

hakikat yolunda

yuval noah harari

arayış genellikle büyük bir soruyla başlar: ben kimim? hayatın anlamı ne? iyi nedir? çoğu insan mevcut güçler tarafından verilmiş hazır cevapları öylesine kabullenirken, ruhani arayıştakiler kolay kolay tatmin olmazlar. yalnızca iyi bildikleri istikametlere ya da gitmek istediklere yere değil, yol nereye çıkarsa çıksın büyük soruların peşinde koşar dururlar.

bu nedenle çoğu insan için akademik çalışmalar, ruhani yolculuklardan ziyade anlaşmalar gibidir; bizi büyüklerimiz, devletler ve bankalar tarafından onaylanmış, önceden belirlenmiş hedeflere götürürler. "yıllarca ders çalışıp lisans diplomamı alacağım ve iyi maaşlı bir işi garanti edeceğim."

insan budur işte; kötü maddi bir ruha sıkışmış iyi bir ruh.

düalizm insanlara bu maddi prangalarından kurtulup bize çok yabancı olsa da, gerçek evimiz olan ruhani dünyaya geri dönmek üzere bir yolculuğa çıkmamızı tembihler. bu arayışta tüm maddi arzuları ve anlaşmaları reddetmemiz gerekir. bu düalist mirasın etkisiyle teamüllerden ve bu geçici dünyanın sunduğu anlaşmalardan şüphe ederek bilinmeyen bir istikamette gerçekleştirdiğimiz her yolculuk "ruhanidir".

bu ruhani yolculuklar dinlerle karıştırılmamalıdır. dinler dünyevi düzeni güçlendirmeyi amaçlarken ruhanilik ondan kaçmaya çalışır. ruhani göçebelerin en mühim görevlerinden biri hakim dinlerin inanç ve teamüllerine meydan okumaktır. zen budistleri, "yolda buddha'ya rastlarsanız onu öldürün." der. bu tavsiye ruhani bir yoldayken karşınıza kurumsallaşmış budizmin kesin fikirleri ve değişmez yargıları çıktığında kendinizi onlardan da kurtarmanız gerektiği anlamına gelir.

tarihsel açıdan ruhani her yolculuk, bireysel olarak aşılması gereken çilelerle doludur. insan iş birliği sadece sorulara değil kesin cevaplara da ihtiyaç duyar. dini yapıların çıkmazları karşısında hiddetlenenlerse yeni bir değerler sistemi oluşturup farklı yapılar kurar.

hakikat yolundaki tavizsiz arayış ruhani bir yolculuktur, dini ve bilimsel kurumların sınırlarında sürdürülemez.