28.11.17

kovboy kızlar da hüzünlenir

tom robbins

hayatın veremediğini bize vermek edebiyatın başlıca görevidir.

yenilgilerimiz kadar zaferlerimizin bedelini de pahalıya öderiz. devam et, çuvalla. ama zekice, şerefinle, adabınla başarısız ol. vasat bir başarısızlık vasat bir başarı kadar çekilmezdir. yenilgiyi kucakla! onun peşine düş. onu sevmeyi öğren. başka türlü özgür olamayız hiçbirimiz.

şiiri olan kültürlerin ya da bireylerin dine ve siyasete ihtiyacı yoktur.

en yüce insanlar sakin, sessiz ve bilinmezdir. gelmiş geçmiş en büyük adamlar kimse bilmeden göçüp gitmişlerdir. kendilerini bir şey iddia etmez, kendileri adına bir ekol ya da sistem kurmazlar. sansasyon yaratmazlar, öylece eriyip aşkın kendisi olurlar.

çürük üzümler ülkesinde kuru üzüme kraliçe derler.

hareket halindeki bir kadının hayallerini tartmak kolay değildir.

elli yaşında kalp krizinden morarıp ölmek, genç kızlığından beri hayatın aksiyonundan bir gıdım tatmamış, sağlıklı, yetmiş yaşında bir dul olmaktan iyidir.

insanlar hayatlarını değiştirecek o büyük olayı metanetle kaygı karışımı bir duyguyla beklerler ama başlarına geldiğinde de hep ıskalarlar; zira metanet de kaygı da at gözlüğüdür aslında.

basit aşk hikayesi diye bir şey yoktur. en gelip geçici gençlik sevdası bile beynin anlayış menzilinin dışında kalacak denli karmaşıktır.

kese kağıdı uygar insanın ürettiği ve doğada yabancı durmayan tek şeydir.

bir saat içinde ne kadar zaman varsa, bir kitapta da o kadar gerçeklik vardır.

siyaset, hayatı değiştirmeye tutkun ama hayatı yaşama tutkusundan yoksun insanlar içindir.

öpüşmek insanoğlunun en büyük icadıdır.

insanoğlunun en büyük icadı öpüşmekse, fermantasyon ve ataerkil düzen de insanoğlunun en büyük hatası kategorisinde hayvanların evcilleştirilmesiyle kapışır.

hayatta mutluluktan güzel tek bir şey vardır, o da özgürlüktür. özgür olmak mutlu olmaktan daha önemlidir.

cezanın ödülü kendisidir.

başkalarının yaşamlarına dair fikirlerimizi nasıl şekillendirdiğimizi belirleyen, onlarla ilgili hatırlamaya değer bulduğumuz şeylerdir. bu da karşımızdakinin kişiliğine dair isabetli bir değerlendirmeyle değil, gündelik ilişkilerimizdeki gerilim ve dengeyle belirlenir.

uğrunda yaşanacak çok şey ve uğrunda ölünecek çok az şey var; ama hiçbir şey öldürmeye değmez. 

münzevi kendinden başka herkes için gizemlidir.

düzenli bir dünyadan memnun olan insan, hayatta bir yanardağın içine bakmamıştır.

bazen bize en büyük mahremiyeti sunan, ilgiyi en çok üzerimize toplayan şeylerdir.

yalnızca mantıkçılar ve gerizekalılar asla kendileriyle çelişmezler.

iyiymiş gibi yapmak, hastaymış gibi yapmaktan çok daha zordur.

insanoğlunun temel sorunları siyasi değil, felsefidir. insanlar, felsefi sorunlarını çözene kadar, siyasi sorunlarını defalarca ve defalarca yeniden çözmeye mahkumdurlar. acımasız ve sürekli kendini tekrarlayan bir çiledir bu.

şaşkınlığın, sonuna kadar gidebilenleri götürdüğü yer daima aşktır.

şiddet, sıkıcı sersemler için şampiyonların kahvaltısı gibidir; yersiz gururlarının mantıksal ürünüdür. bizim açlıktan öldürmemiz gereken şeyi besler şiddet.

bu hayatta gerçekten sihirli ve şiirsel alışverişler ancak iki insan arasında yaşanır.