14.4.16

özgürlük

sevan nişanyan

güzelliğin fazlasından nara atmak istediğin anlar vardır.

yalnız kurt olup yollarda izini kaybettirmek midir özgürlük? yoksa, kimsenin seni göremeyeceği bir yerde inzivaya çekilmek mi? ya da içinde yaşadığın köyü yahut dünyayı kendi iradene göre şekillendirmeye çalışmak mı özgür yaşamanın yolu?

her başarı bir tuzaktır.

zulüm yükünü ancak inkar ve yalanla hafifletebilirsin. vicdanındaki yarayı ancak riya ile örtebilirsin. riya ise bir toplumun ruhunu çürüten en korkunç zehirdir.

insan ruhu karanlık bir deniz; fazla açılmaya gelmez.

bir kıza rastladım. kızılderiliydi. thunder bay'den gelmiş, çalışacak iş arıyormuş. motelde kalıyormuş; ama oda pahalıymış. bende de para kıt. paylaşalım dedim. anlaştık. "ben kanepede yatayım." diye yarım ağızla teklif etti; ama yatak varken ne gereği var? bir hafta kadar orada kaldım. ay annem, ay memem, ay duygularım diye eziyet çekmeden doya doya ilk seviştiğim kişi odur.

vandalizm bir ruh hastalığıdır.

"adam olmak için beş şey yapmış olman gerekir: bir, askere gideceksin. iki, sevip ayrılacaksın. üç, birinin yanında çalışacaksın. dört, iş kurup batıracaksın. beş, hapis yatacaksın." (via tavit köletavitoğlu)

bir kişi olmak bana sıkıcı geliyor. esas hapishane bence o.