1.09.2022

transhümanizm

dan brown

şunu bir düşünün: bir milyar insana ulaşmak, ilk insandan 1800'lere kadar dünya nüfusunun binlerce yılını aldı. ama 1920'lerde nüfusun iki katına çıkıp iki milyara ulaşması şaşırtıcı bir şekilde sadece yüz yıl aldı. bundan sonra nüfusun yeniden ikiye katlanıp 1970'lerde dört milyara ulaşması ise sadece elli yıl aldı. tahmin edebileceğiniz gibi, pek yakında sekiz milyara ulaşacağız. sadece bugün, insan türü dünya gezegenine çeyrek milyon kişi daha kattı. çeyrek milyon. ve bu her gün oluyor.

kişi başına daha fazla temiz su düşmesini istiyorsanız, yeryüzünde daha az insan olması gerekir. araçların sebep olduğu kirliliği azaltmak istiyorsanız, daha az şoför olması gerekir. okyanusların yeniden balıkla dolmasını istiyorsanız, daha az insanın balık yemesi gerekir.

gözlerinizi açın! insanlık yok olmak üzere. liderlerimizse toplantı odalarında oturmuş güneş enerjisi, geri kazanım ve hibrit otomobil pazarlıkları yapıyor. ozon tabakasının delinmesi, susuzluk ve kirlilik birer hastalık değil, belirti. hastalık ise nüfus artışı. ve biz dünya nüfusuyla baş etmedikçe, hızla büyüyen kanserli bir tümöre yara bandı yapıştırmaktan başka bir şey yapıyor olmayız.

"kanser, kontrol dışı büyümeye başlayan sağlıklı bir hücreden başka bir şey değildir. fikirlerimi nahoş bulduğunuzu anlıyorum; ama sizi temin ederim, vakti geldiğinde diğer seçeneği çok daha nahoş bulacaksınız. cesur bir karar veremezsek..."

"örgütünüz doktorlardan oluşuyor ve bir hastası kangren olduğunda, hayatını kurtarmak için bacağını kesmekte tereddüt etmez. bazen insan kötünün iyisine razı olmak zorundadır."

dante'nin cehennemi kurmaca değil, kehanettir. berbat sefalet. ıstıraplı acı. bu, geleceğin manzarasıdır. insanlık eğer denetlenmezse veba ya da bir kanser gibi işler. bir vakitler faziletimizi ve kardeşliğimizi besleyen yeryüzü refahı tamamen tükeninceye dek, her yeni nesille birlikte artar sayımız. içimizdeki canavarlar ortaya çıkar. çocuklarımızı doyurmak için ölümüne bir savaş veririz. burası dante'nin dokuz daireli cehennemidir. bizi bekleyen budur. malthus'un matematiğiyle alevlenmiş gelecek üzerimize doğru savrulurken, cehennemin ilk dairesinde, tahminimizden çok daha hızlı bir şekilde düşmeye hazırlanarak.. yalpalarız.

transhümanizm bir tür felsefe, bir aydın hareketidir. bilim dünyasında hızla yayılmaya başladı. esasen, insan bedenindeki kalıtımsal zayıflıkları aşmamız gerektiğini ileri sürer. başka bir deyişle, insan evrimindeki bir sonraki aşamada, kendimizi biyolojik olarak düzenlememiz gerektiğini söyler.

transhümanizm, en basit şekliyle, insanların mevcut olan tüm teknolojileri kendi türünü daha güçlü kılmak için kullanması gerektiğini söyleyen, en güçlünün hayatta kalmasına dayanan bir felsefedir.

transhümanizm hareketi, genelde sorumluluk sahibi bireylerden oluşur. etik açıdan güvenilir bilim adamları, vizyon sahibi bireyler, hayalperestler. ama birçok harekette olduğu gibi bunda da hareketin yeteri kadar hızlı ilerlemediğini düşünen militan bir grup var. bunlar dünyanın sonunun yaklaştığına ve birinin türlerin geleceğini kurtarmak için harekete geçmesi gerektiğine inanan apokaliptik düşünürler.

hiçbir şey yapmamak; sıkışıp kalarak, açlık çekerek, günah içinde yuvarlanarak dante'nin cehennemine kucak açmaktır. ve ben de cesaretle eyleme geçtim. kimileri dehşetle bakacaktır; ama kurtuluşun bir bedeli vardır. dünya bir gün fedakârlığımın güzelliğini kavrayacaktır. çünkü ben sizin kurtuluşunuzum. ben gölge'yim. ben insanlık sonrası çağının kapısıyım.

geleceği senin zarif ellerinde terk ettiğimi bilerek huzur bulacağım. aşağıdaki görevim tamamlandı. artık, benim için yukarıdaki dünyaya tırmanma ve yeniden görme vaktim geldi yıldızları.

Hiç yorum yok: