6.8.19

hayranlık

thomas bernhard

tüm dünyayı birden karikatüre çevirmelisiniz. dünyayı karikatüre çevirme gücünüz vardır. düşüncenin en yüksek gücü, gerekli olanı, bu biricik hayatta kalma gücü.

yalnızca sonunda gülünç bulduğumuz şeye hakim olabiliriz. yalnızca dünyayı ve onun üzerindeki yaşamı gülünç bulduğumuzda ilerleyebiliriz. daha başka, daha iyi bir yöntem yoktur. gerektiği anda sona erdirmediğimiz takdirde hayranlık duyma durumu içinde uzun süre dayanamayız ve mahvoluruz.

zaten ömrüm boyunca hayran olmanın çok uzağındaydım. hayranlık duyma bana yabancıdır. mucize olmadığına göre benim için hayranlık duyma hep yabancı kaldı. beni, hayranlık duyan insanları, bir hayranlık yüzünden hastalananları görmek kadar iten başka bir şey yoktur.

insanlar bir kiliseye giderler ve hayranlık duyarlar, bir müzeye giderler ve hayranlık duyarlar. bir konsere giderler ve hayranlık duyarlar, bu iticidir. gerçek akıl, hayranlık tanımaz, bilgi edinir, saygı duyar, dikkat eder, hepsi bu. insanlar bir sırt çantası dolusu hayranlıkla tüm kiliselere ve tüm müzelere giriyorlar ve bu yüzden de hep şu iğrenç bükülmüş yürüyüşe sahipler, hepsinin kiliselerde ve müzelerdeki yürüyüşü böyle.

şimdiye kadar hiçbir insanın tamamen normal olarak bir kiliseye ya da bir müzeye girdiğini görmedim ve en iğrenç olanı da insanları knossos ya da agrigent'te, hayranlık yolculuklarının amacına ulaştıklarında gözlemlemek; çünkü bu insanlar bir hayranlık yolculuğu dışında yolculuk yapmıyorlar.

hayranlık kör eder, hayranlık duyanı budalalaştırır. insanların çoğu bir kez hayranlığa kapıldılar mı artık hayranlıktan kurtulamaz ve böylece budalalaşırlar. insanların çoğu sırf bu yüzden budaladır ömür boyu, hayranlık duydukları için. hayranlık duyulacak hiçbir şey yoktur, hiç ama hiçbir şey.

insanlar için saygı duymak ve değer vermek çok güç olduğu için hayranlık duyarlar, bu daha kolaydır onlar için. hayranlık saygı duymaktan, değer vermekten daha kolaydır, hayranlık budalanın niteliğidir. yalnızca budala hayranlık duyar, akıllı hayranlık duymaz, saygı duyar, değer verir, anlar, böyledir. ama saygı duymak ve değer vermek ve anlamak için düşünce gerekir ve insanların düşünceleri yoktur. düşüncesizdirler ve gerçekten tamamen düşüncesizce piramitlere ve sicilya sütunlarına ve pers tapmaklarının önüne yolculuk yaparlar ve kendilerini ve budalalıklarını hayranlıkla etkilerler.

hayranlık durumu, düşünce zayıflığı durumudur. düşünce zayıflığının bu durumu içinde hemen hemen herkes varlığını sürdürür. bu düşünce zayıflığı durumu içinde gelir herkes sanat tarihi müzesine. insanlar bu hayranlıklarıyla ağır bir yükü sürüklerler. hayranlıklarını paltolarını aşağıdaki vestiyere verir gibi vermeye cesaretleri yoktur. bu yüzden, hayranlıkla dolu olarak, zorla tüm bu salonlarda sürüklerler kendilerini. insanın midesi bulanır bunu gördüğünde.

hayranlık, cahil diye anılanların bir belirtisi değildir yalnızca, tam tersine, çok korkunç, evet gerçekten de ürkütücü ölçüde, daha çok eğitimli denilen kişilerin bir belirtisidir ki bu çok daha iticidir. cahil, hayranlık duyar; çünkü hayranlık duymamayı beceremeyecek kadar aptaldır. eğitimli ise bu iş için çok sapıktır. cahil denilenin hayranlığı çok doğaldır, eğitimli denilenin hayranlığı ise doğrudan doğruya sapıkça bir sapıklıktır.