23.9.15

insanın taşrası

elias canetti

kitaplar olmazsa hazlar kurur.

ermiş kişi, bütün ahlaki acıları kendisine karşı yöneltmeyi başarmış olan kişidir.

küçük insan, birilerinin peşinden gittiği için, kendi peşinden gelenlerini yaratır.

içinde yaşadığımız dünyanın durumunu göremeyenin o dünya üzerine yazacak hemen hiçbir şeyi yoktur.

bilge, yaşamı boyunca bir çocuk olarak kalır.

bir savaş, hep insanlık adalet düşüncesine sanki daha hiç varmamışçasına cereyan eder.

birbirinizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydınız birbirinizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. şu öldürücü üniformalar!

mit, insanların yaratabilecekleri en kalıcı şeydir.

her aptal, istediği anda en karmaşık kafayı bile kargaşaya sürükleyebilir.

gerçek sanat, sevmenin beraberinde getireceği nefreti biriktirmeksizin sevebilmek olurdu.

gözleri görmeyen adam, tanrı'dan bağışlanma diliyor.

tarihten artık bir şeyler çıkaramayanların işi bitiktir, ulusların da.

artık hiçbir haritaya bakamıyorum. kentlerin adları yanık et kokuyor.

bir yaşamın asıl bütünlüğü, gizli bir bütünlüktür ve en etkin olduğu nokta da kendini kasti olmaksızın gizlediği noktadır.

en güç şey, insanın zaten bildiği bir şeyi hep yeniden keşfetmesidir.

sana korkunç gelen, sonradan kendini yalın hakikat olarak sergiler.

yalnızca inançsız olanın mucize beklemeye hakkı vardır.

varlığını tanıdığımız her yeni insan bizi değiştirir.

insan çok yönü, binlerce yönü bulunan bir varlıktır; en büyük şansı ve mutluluk kaynağı da budur ve insan ancak belli bir süre sanki böyle bir varlık değilmiş gibi yaşayabilir.

yaşamın en büyük çabası, kendini ölüme alıştırmamaktır.

iyiliğin maskesi yoktur ve iyilik alkışa tahammül edemez.

en büyük olan, her türlü büyüklüğü gereksiz kılacak kadar küçülmüş olandır.

her sistemin umut verici yanı, o sistemden dışlanmış olanlardır.

insanlar, en zararsız biçimde gelişigüzel konuşurlarken kendilerini nasıl da ele verdiklerini sezmezler.

saklan, yoksa hiçbir şey öğrenemezsin.

bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.

her kim ki anlaşılmıştır, yanlış anlaşılmıştır. her şey sadece yanlış anlamalar doğrultusunda etkinliğini sürdürür.

artık ölünmediğinde, acaba kaç kişi yaşamı hala yaşanmaya değer bulacaktır?