12.4.17

devlet

thomas hobbes

tanrının dünyayı onunla yaratmış olduğu ve yönettiği sanat olan doğa, başka pek çok şeyde olduğu gibi bunda da, yapay bir canlı yaratacak şekilde, insanın sanatı ile taklit edilir. çünkü hayat, organların, başlangıcı içerdeki bir temel parçada bulunan hareketinden başka bir şey değildir. 

bütün otomatların -yaylar ve çarklar yardımıyla kendi kendine hareket eden makinelerin, mesela bir saat- yapay bir hayata sahip olduklarını söyleyemez miyiz?

kalp nedir ki bir yaydan başka; sinirler nedir ki çok sayıda yaylardan başka; ya eklemler, yapıcının planladığı şekilde bütün gövdeyi harekete geçiren çok sayıda çarklardan başka?

sanat daha da ileriye gider, doğanın o rasyonel ve mükemmel eserini, insanı taklit etmeye kadar. sanat iledir ki, yapay bir insandan başka bir şey olmayan, latince'de civitas denilen, devlet adlı o büyük ejderha yaratılır. bu, doğal insanın korunması ve savunulması için tasarlanmış olup ondan daha büyük bir cesamete ve kudrete sahiptir ve onda, egemenlik bütün gövdeye canlılık ve hareket veren yapay bir ruhtur. yargıçlar ve diğer yargı ve yürütme görevlileri, yapay eklemler; egemenlik makamına bağlı her eklem ve organa kendi görevini yaptıran ödül ve ceza, doğal gövdede aynı işi yapan sinirlerdir. tek tek organların/üyelerin servet ve zenginlikleri ise kuvvettir. salus populi halkın esenliği onun görevidir. bilmesi gereken her şeyi ona bildiren hukukçular, hafızadır. adalet ve yasalar yapay bir akıl ve iradedir. uyum sağlıktır. nifak hastalıktır. iç savaş ise ölüm.

son olarak, bu siyasi varlığı en başta kuran, bir araya getiren ve birleştiren sözleşmeler ve ahitler, tanrı'nın yaratılışta buyurduğu fiat veya insanı yaratalım emrine benzer.