1.6.19

kütüphane

aziz maurus: kitapların kendi yazgıları vardır.

umberto eco: bir kütüphanenin ideal işlevi, birazcık sahaf tezgahına benzemektir; orada keşif yapılır.

petrarca: kütüphanem, bilgisiz birine ait olsa bile kendisi bilgisiz bir koleksiyon değildir.

robert musil: bütün iyi kütüphanecilerin sırrı, başlıklarla içindekiler listesi dışında ona emanet edilen edebiyata ait hiçbir şeyi okumamaktır. burnunu kitapların içine sokan kütüphaneci kütüphanenin içinde kaybolmuş demektir.

northrop frye: büyük bir kütüphane, dil yeteneğine ve telepatik iletişimin uçsuz bucaksız etkisine sahiptir.

gabriel naude: bir kütüphaneyi içinde başka yerde arayıp da bulamadığı her şeyi bulan bir adamdan daha fazla tavsiye edilir kılan hiçbir şey yoktur. ne kadar kötü olursa olsun veya ne kadar kötü eleştiri alırsa alsın, ileride bir gün belli bir okurun aramayacağı bir kitap dahi mevcut değildir.

muhammad uthmani: şeytana karşı bir edip, ibadet eden bin kişiden daha güçlüdür.

samuel johnson: insanı, umutlarının boş olduğuna bir halk kütüphanesi kadar çarpıcı bir biçimde inandıran bir yer yoktur.

montaigne: onları seçmeyi bilenler için kitapların pek hoş özellikleri vardır; ama çaba harcamadan iyiye ulaşılmaz; bu yalın ve temiz bir zevk değil, diğerlerinden daha fazla değil; rahatsız edici yanları da var, hem de çok; ruh kendini eğlendirir; ama savsakladığım beden işlemez, bitkin düşer ve mahzunlaşır.