18.5.17

rubailer

ömer hayyam



testiyi tutan ile kavrayanın tası
ayıp olur dönmezse mescide arkası
sen kupkuru sofusun, ben sırsıklam ayyaş
kurunun mu kolaydır, yaşın mı yanması

gerçi biz bir kez daha gitmiştik camiye
ama tanrı da bilir içyüzünü, niye
vaktiyle oradan bir kilim yürütmüştük
çok eskidi de o, değiştirelim diye

zahit gibi görünsen, gönlün rezilse boş
gösterişin -seni herkes dindar bilse- boş
cübbeye bürünmüşsün sofular misali
eğer ki tanrı senden razı değilse, boş

türlü çözüm tekkede, lafsa medresede
aykırı düşer aşk, bunun ikisine de
ister müftü olsun, ister şehir vaizi
dili tutulur, o aşk denen mahkemede

nerde temiz âşıklar, uyanık gönüller
nerde bir amaç için yanıp tutuşan er
-kendi kaygılarının kulu olmuş herkes-
yeryüzünde tanrı'nın tek kulunu göster

nice zaman geçecek, dünya hep duracak
bizim ne adımız ne sanımız kalacak
biz gelmeden önce de bir eksiği yoktu
bizden sonra da bir eksiği olmayacak