14.2.17

toplumsal böcekler

richard dawkins

toplumsal böcekler, yerleşik besin yetiştirmenin avlanmaktan ve yiyecek toplamaktan daha verimli olduğuna insandan çok önce öğrendiler. örneğin yeni dünya'daki birçok karınca türü ve bunlardan bağımsız olarak afrika'daki termitler, mantar bahçeleri ekerler. en iyi bilinenleri güney afrika'daki şemsiyeli karıncalardır. son derece başarılıdırlar.

iki milyondan fazla birey içeren koloniler bulunmuştur. yuvaları, geniş bir alana yayılmış, 3 metreden daha derine inen bir galeriler ve tüneller ağından oluşur. yuvanın kazılması sırasında 40 ton kadar toprak çıkarılır. mantar bahçeleri bu yeraltı odacıklarındadır. karıncalar belirli bir mantar türünü, yaprakları parçalar halinde çiğneyerek hazırladıkları özel yataklara bilerek ekerler. işçiler doğrudan yiyecek toplamak yerine bu yatakları yapmak için yaprak toplarlar. şemsiyeli karıncalar kolonisinin bu yaprak iştahı devasa boyutlardadır ve karıncaları ana ekonomik zararlılardan biri durumuna düşürür. ancak yaprakları kendileri için değil, mantarları için yiyecek olarak kullanırlar. karıncalar mantarların hasadını yapar, yerler ve yavrularına yiyecek olarak verirler. mantarlar, yaprakları karıncaların midesinden daha iyi parçalar ve karıncalar böylece bu düzenlemeden yarar sağlarlar. hasat edilmelerine rağmen, muhtemelen mantarlar da bu durumdan yararlanırlar. karıncalar, mantarların kendi spor dağıtma mekanizmalarından daha verimli biçimde çoğalmasını sağlar. bunun da ötesinde, karıncalar mantar bahçelerini ayıklayarak yabancı mantar türlerini uzak tutarlar. rekabetin kaldırılmasından karıncaların yetiştirdiği mantarlar yararlanacaktır. mantarlar ve karıncalar arasında bir çeşit karşılıklı özveri ilişkisi olduğu söylenebilir. karıncalarla hiçbir ilişkisi olmayan termitlerde de çok benzer bir mantar ekim sisteminin evrimleşmesi oldukça şaşırtıcıdır.

karıncaların ekinlerinin yanı sıra kendi evcil hayvanları da var. yaprak bitleri ve benzeri böcekler bitkilerin özsularını emme konusunda hayli uzmanlaşmışlardır. bitkinin damarından özünü, sindireceğinden daha hızlı emerler. sonunda da içerdiği besinin yalnız bir kısmı özümlenmiş bir sıvı salgılarlar. şekerce zengin "balsu" damlaları, böceklerin gerilerinden hızla, bazı durumlarda saat başına böceğin ağırlığını geçen bir hızla boşaltılır. bu balsu normalde toprağa damlar (bu, tevratta "manna" olarak bilinen allahın lütfu ruhani besin olabilir pekala).

ancak böcekten çıkar çıkmaz birçok karınca türü balsuyunu kapar. karıncalar, yaprak bitlerinin gerilerini dokungaçları ve bacakları ile sıvazlayarak sağarlar. yaprak bitleri de buna yanıt verirler. bazen bir karınca gelip onları sıvazlayana dek damlacıklarını tutarlar ve hatta damlayı alacak bir karınca yoksa damlayı geri bile çekerler. bazı yaprak bitlerinin, karıncaları daha iyi çekebilmek için karınca suratına benzeyen bir vücut gerisi evrimleştirdikleri öne sürülmüştür. bu ilişki, yaprak bitlerinin doğal düşmanlarından korunmasını sağlıyor. bizim süt ineklerimiz gibi korunmalı bir yaşam sürdürüyorlar ve karıncalar tarafından fazlaca bakım gösterilen yaprak biti türleri savunma mekanizmalarını kaybediyorlar. bazı durumlarda karıncalar yaprak biti yumurtalarına toprak altındaki kendi yuvalarında bakar, yavru yaprak bitlerini besler, büyüdüklerinde de yukarıya, korunmalı otlaklarına taşırlar.