11.6.19

gulyabani

hüseyin rahmi gürpınar

her gördüğünü bilmeye uğraşmamalı, her işittiğini merak etmemeli.

gönül kimi severse güzel odur. aşkla bağlanan kalpler kendi ruhlarının tapındıklarından başkasıyla ateşlerini söndüremezler.

viran evi gösteren biraz boya, biraz badana, biraz temizlik, derlilik topluluktur.

dev, gulyabani, çarşamba karısı gibi avam muhayyilesinin mahsulü garip varlıklar ilim ve fen sınırlarına dahil edilemez. bunların yakalarından tutup da bir ameliyathaneden, bir laboratuvardan içeri sokmak, bir fizyolojistin, bir kimyagerin, bir operatörün, bir âlimin, fen bilimcinin huzuruna çıkarmak mümkün olsa soyları sopları, asılları fasılları, ıcıkları cıcıkları hakkında kesin malumat edinilir, insanlar arasında leh ve aleyhlerinde dolaşan söylentilere artık bir son verilirdi. ilim, konusunu yer altına inerek, göklere çıkarak, teleskoplarla, mikroskoplarla her yerde, her zerrede arıyor. bu tuhaf yaratıkların, bu yabanilerin aslı olsa elbette bunlardan birini çalyaka eder, üzerlerinde mikrobik aşı deneyleri yaptığı tavşanlar, fareler gibi kafese koyardı.