27.10.18

kuru gürültü

william shakespeare

ne gariptir şu insanoğlu! pantolonuyla yeleğini giyer de aklını evde unutur.

diş ağrısına sabırla katlanan bir filozof görmedim.

sel kabarıp taşmıyorsa taş köprüye ne hacet! armağanın en güzeli işe yarayandır.

sevgim birden alevlenmiş görünmesin diye sözü biraz uzattım.

harman sonu, mevsimi iyi kollayanındır.

onun gölgesinde boy veren gül olacağıma çalılıkta biten ısırgan olayım. riyakarlıkla sevgi dileneceğime herkes beni hor görsün.

yanlış bir kavgada doğru yiğitlik olmaz.


kötü sözler nasıl zehirler sevgiyi, bilen bilir.

kendine bir eş bul derim, bir eş bul. unutma ki, bastonların en alası ucuna bir boynuz takılanıdır.

içi yananlar, yürek yangınına lafla merhem olmaktan, çılgınlığı ipek urganla bağlamaktan vazgeçerler.


akıllı adamlar arasında kendini övene ancak yirmide bir rastlanır. bu eskidendi. insanın kendini öven iyi komşuları vardı. bu zamanda ölmeden kendi mezar taşını dikmezsen; çan sesleri dinmeden, geride bıraktığın dulun gözyaşları kurumadan unutulur gidersin. bir saat vaveylayı koparırlar, bir çeyrek saat salya sümük akıtırlar. bunun için akıllı adam, vicdanı rahatsız olmazsa, kerametini kendi ilan eder, meziyetlerini kendi göklere çıkarır.

senin kalbinde yaşayacağım, kucağında öleceğim, gözlerine gömüleceğim.