31.3.18

uzun lafın kısası

sophokles: devlet esenlik içindeyse her şeyimizi onda buluruz; dostluklarımızı bile.

kürşat başar: ve eğer kadınların kalbine giden bir yol varsa, inanın bana, sözcüklerden geçer. hatta o yol sözcüklerle döşelidir. başka hiçbir şey doğru bir söz dizimi kadar bir kadının başını döndüremez.

michel tournier: şeytan dünyanın güzelliği karşısında gözyaşı döker.

jean-françois bayart: insanlar bir şeyi yadsıdıklarında değil de daha çok onu sahiplendiklerinde onunla çatışma yoluna giderler.

jerzy andrzejewski: sorgulamak istemeyen insan, insan olmak istemeyen insandır.

maurice duverger: imparatorluk, başka ulusları fetheden bir ulusun egemenliği altında kurulan çok uluslu bir devlette uygulanan kişisel bir diktatörlüktür.

lucretius: başkalarının başına gelen kötülükleri seyretmek bize keyif verir.

max horkheimer: insanlar gerçekte yaptıklarından, düşündüklerinden ve hissettiklerinden daha iyidirler.

lidia yuknavitch: tam işlerin toptan sıçmış olduğunu düşündüğünüz anda, son bir kez osurup yörüngeden çıkıveriyorlar.

mehmet eroğlu: yaşanan her serüven insan hayatında eksik kalan bir resmin tamamlanmasıdır.