7.03.2018

benito cereno

herman melville

ah bu kölelik, ne çirkin hırslar üretiyor insanoğlunda!

ordularda, donanmalarda, kentlerde ya da ailelerde, hatta doğada bile sefalet kadar düzen bozucu bir şey olamaz.

hızlı, güçlü ve sıradışı bir zihinsel algılamanın yanı sıra, iyiliksever bir yüreğin insanı ne denli çaplı kılabileceği konusunda karar vermek kişinin kendi aklına bırakılabilir.

denizde, büyük ve kalabalık bir gemiye, özellikle de hintli ya da manilalılar gibi kolay kolay sınıflandırılamayacak tayfası olan yabancı bir gemiye ilk kez girmekle, yabancı sakinleri olan karadaki bir yabancı eve ilk giriş arasında daima bir farklılık vardır. her ikisi de, ev de gemi de, biri duvarları ve kepenkleriyle, diğeri kale duvarları gibi yüksek küpeştesiyle, son ana dek iç kısımlarını gözden saklarlar; ancak buna ek olarak gemide şu vardır: içerdiği yaşayan görüntü ansızın tümüyle gözler önüne serildiğinde, kendisini çevreleyen uçsuz bucaksız okyanusla karşıt düşmesinden kaynaklanan büyüleyici bir etki yapar.

gemi gerçek dışı gibi görünür, bu yabancı giysiler, hareketler ve yüzler tümüyle ta derinlerden ortaya çıkıvermiş, adeta yansıttığı görüntünün hemen silinivermesi zorunlu, gölgelerden oluşmuş bir tablodur bu.

yönetmekten aciz, yalnızca adı yönetici olan birini görmekten daha üzücü bir şey olamaz. 

yoğun ve sıcak soğuğun benzer duygular uyandırması gibi, -suçsuzluk ve suç da zihinsel acıyla sıradan bir ilişkiye girip de gözle görülür bir iz bıraktıklarında, aynı damgayı kullanırlar- ağır darbeler indiren bir damgadır bu.

zencilerde, oyalayıcı bir işi, severek yapılan bir uğraşa dönüştürmek gibi tuhaf bir özellik vardır. çoğu zenci, tarağı ve fırçayı adeta kastanyet gibi hoş bir biçimde tutup, gösterişli hareketlerle kullanan doğuştan uşak ve kuaför gibidir. ayrıca, bu tür işleri yaparken, sessiz, hiç zorlamasız olağanüstü bir canlılıkla bezenmiş yumuşacık, incelikli tavırlarını izlemek ve bu el ustalığını yaşamak tuhaf bir hoşnutluk verir. bütün bunların üstündeyse yumuşak başlı oluşları gelir. burada değinilen yalnızca sırıtmak ya da gülmek değildir. zaten bunlar uygunsuz kaçardı. onlarınki sanki tanrı tüm zencileri hoş bir melodiye akort ederek yaratmış gibi, her bakışla, her davranışla uyum içinde kaynaşmış belirli bir neşeli haldir.

bir ispanyol gemisinde yaşanan bir köle ayaklanmasını konu alan "benito cereno"da melville, denizcilik ve gemicilik deneyimlerinin yanı sıra, insanın kötü güçlere karşı savaşımını sergiliyor, dramatik bir anlatım ve ahlaksal bir öykü kurgusu içinde. dramatik simgelerle bezenmiş süslü bir edebi dille yazılmış olan öyküde, aslında çoğu yazısında olduğu gibi, "göze görünenin" altındaki asıl büyük gerçeği irdeliyor melville.