4.03.2016

günce

füruğ ferruhzad

insan ne kadar az umarsa yaşamında bir o kadar daha rahattır. ben kendimi yaşamdan pek bir şey ummamaya alıştırdım. hep, neyse yine de iyidir, diyorum. böylece daha az düşünür, daha çok yaşarım. birçokları benim olduğum kadar bile mutlu değillerdir.

şiir benim tanrımdır. gecem gündüzüm bunu düşünmekle geçiyor, kimsenin söylemediği yeni bir şiir, güzel bir şiir söyleyeyim diye. kendimle baş başa olmadığım ve şiiri düşünmediğim günüm, anlamsız ve hiç sayılır. belki şiir görünüşte beni mutlu kılamaz; ancak ben mutluluğu kendim için başka türlü yorumluyorum.

mutluluk benim için güzel elbise, iyi yaşam ve iyi yemek değil. ben, ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor. şayet insanların elde etmek için çırpındıkları bu güzellikleri bana verseler ve karşılığında şiir söyleme yeteneğini benden alsalar intihar ederim. siz benden vazgeçin, bırakın ben sizce mutsuz ve aylak olayım; ancak ben hiçbir zaman yaşamımdan yakınmayacağım.

hep kapalı bir kapı gibi olmaya çalışmışım, kimse korkunç içimi görmesin ve tanımasın diye; bir insan olmaya çalışmışım, kendi içimde yaşayan bir varlık olduğum halde. biz bir duyumsamayı ayaklarımız altında ezebiliriz fakat asla ona sahip olmadan yapamayız.

"bu dünyada yaşam iki olmalı
biri deneyim kazanmak
diğeri deneyimleri kullanmak için"

sanat en güçlü aşktır ve insan tüm varlığı ile ona teslim olduğunda insanın onun tüm varlığına kavuşmasına izin verir.

başkalarının tutsak alan benlerinden ayrı olarak kendi özgür ve dingin benine varmadıkça hiçbir şeye varmayacaksın. kendini tam ve tüm bir şekilde yaşamını insanın ölümü ve yok oluşundan alan o güce bırakmazsan kendi yaşamını yaratmayı başaramayacaksın.