26.12.15

balthazar

lawrence durrell

kendi seçtiğimiz yalanlar üzerine kurulu hayatlar yaşıyoruz.

en iyi yanıtlar hep mezarın ötesinden gelir.

kumarbazlarla aşıklar gerçekten kaybetmek için oynarlar.

bir çiçeği dalından çeker koparırsan dal yine yerine döner. aynı şey yürekteki sevgiler için doğru değildir.

zamanla kendisini en çok yalanlayan şey "doğru"dur.

şeyler hep göründükleri gibi olsalardı insan imgelemi ne kadar yoksullaşırdı!

kendi felaketimizi kendi ellerimizle hazırlarız, onlar bizim parmak izlerimizi taşır.

bir insanın ruhunu alçıya alamazsın.

acıma duygusu üzerine bina edilmiş olan sevgi, dünyanın en tehlikeli sevgisidir.

aşk siper savaşı gibi bir şeydir, düşmanını göremezsin; ama orada olduğunu bilirsin; en iyisi başını siperden hiç çıkarmamaktır.

tam dürüstlük kadar acımasız bir şey olamaz.

gülmek kadınların aşktan sonra en sevdikleri şeydir.

kadınlar derinlikli oldukları oranda ahmaktırlar.

insan, sanatın ötesine geçebilecek bir kişilik geliştirmek için yazar.

doğru yücedir ve er geç meydana çıkacaktır
meydana çıkması hiç kimseyi ilgilendirmediği zaman (coventry patmore)

yalnızca düşünmek istediğiniz sayıda gerçeklik vardır.

gerçeğin özü yoktur. gerçek, kadına benzer. bilmece gibi olmasının nedeni budur.

yaşam da ölüm de kaçınılmaz birer şans oyunundan başka bir şey değildir; ikisinin de her an karşımıza çıkabileceği bilinciyle gülümsemeler, konuşmalar daha bir canlanır, ikisi de bundan daha fazlasına değmezler.

insanoğlunun belleği mutsuzlukla aynı yaştadır.

insana kızı, karısından daha yakındır.

ilkin kişiliğimizdeki boşluğu aşkla doldurmaya çabalarız, kısa bir süre bütünlendiğimizi sanır, seviniriz. ama bu, yanılgıdan başka bir şey değildir. çünkü bizi dünyanın bütününe bağlayacağını sandığımız bu şaşılası yaratık, sonunda bizi ondan büsbütün koparmayı başarır. aşk önce birleştirir, sonra ayırır.

tekbiçim kılık, bir yumurta yontusu kadar can sıkıcıdır.

bilim, insan aklının şiiridir; şiirse yürekteki duygulanımların bilimi.

kendi kendileriyle en çok çelişen şeyler doğrulardır.

yaprakları kesilmemiş fransız baskısı kitaplara bayılıyorum. bir bıçakla beni açmayacak kadar tembel bir okuyucu istemezdim.

büyük ruhların beslenmeye gereksinimleri vardır.

avrupa'daki gerçek yıkıntılar, avrupalı büyük adamların yıkıntılarıdır.