'isk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
'isk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.12.2016

mountolive

lawrence durrell

yazar, insan denen hayvanların en yalnızıdır.

insan deneyimlerinin en zengini anlatım olanakları bakımından en sınırlısıdır da. sözcükler her şeyi öldürdükleri gibi aşkı da öldürür.

bütün büyük kitaplar acıma duygusunun içinde yapılmış bir gezintidir.

bir sanatçı öteki insan kardeşleriyle tek doyurucu ilişkiyi yapıtı aracılığıyla kurabilir; çünkü o gerçek dostlarını ölüler ve doğmamış olanlar arasında bulmaya çalışır. işte bu yüzden politikayla uğraşmaz, politika onun işi değildir. dikkatini siyasetlerden çok değerlere çevirmelidir.

gerçek aşkın tuhaflıkları bitmek bilmez.

mutluluk etkimeyle uyandırılabilecek bir şey değildir. bir bıldırcını ya da yorgun kanatlı bir kızı bekler gibi onu bekler, pusuya düşürürsün. sanatla ustalık arasında değişmez bir uçurum vardır.

23.12.2015

justine

lawrence durrell

kör olan aşk değil, kıskançlıktır.

gövdesini bir erkeğe sunarken gerçek benliğini veremeyen bir kadını sevmekten daha büyük bir felaket olamaz.

bir kadınla üç şey yapabilirsin: ya onu seversin, ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın.

tanınmamak insanı her zaman yaralar.

ne budala, ne aşağılık yaratıklarız; iki bacak üstünde yürüyen kendini beğenmişlikten başka bir şey değiliz.

her erkek çamur ve iblis karışımıdır; hiçbir kadın bunların her ikisini de doyuramaz.

bir kentte sevdiğiniz biri yaşıyorsa orası sizin için dünya olur.

gerçek bir orospu, bir erkeğin gerçek sevgilisidir.

filozoflar insanın ruhunu, doktorlarsa gövdesini didikleyip duruyorlar; ama insan hakkında gerçekten bildiğimizi söyleyebileceğimiz ne var? topu topu sıvı ve katı boşaltım yapan, etten bir boru olduğundan başka.

aşk öğrencisi olan biri için her ayrılık bir okuldur.

paracelsus: kötülük ayartılmış iyiliktir.

büyük dinlerin hiçbiri sonu gelmez yasaklar koymaktan başka bir şey yapmamıştır. ama yasaklar arzuyu kurutacağı yerde daha da yeşertmiştir. arzuya boyun eğ ki ondan arınasın. insanın bütünlüğünü evrenin bütünlüğüyle denkleştirmek için her şeyden yararlanmalı; hatta hazdan, ruhun hazda kabarcıklanışından bile.

29.12.2014

clea

lawrence durrell

din, tanınmayacak derece yozlaştırılmış sanattan başka bir şey değildir.

"doğanın niteliklerinin en başta geleni, en güzeli devinimdir; doğayı sürekli kaynaştıran odur; ama bu devinimin sürekliliğini sağlayan şey suçlardır, onu ancak suçlar ayakta tutabilir." (marquis de sade)

çiftleşme, halk kalabalıklarının şiiridir.

kendi kendine, "gerçek yaşam hangi noktada başlar?" sorusunu hiç sormamış olan insanlar için yazmıyorum ben.

insan yalnızlığını kanıtlamak için sevişir.

ölüm bütün gerilimleri artırır, normal zamanlardaki gibi yarı doğrulara göre yaşamamıza pek izin vermez.

aşkımıza karşılık verenlerden hiçbir şey öğrenemeyiz.

bu dünya, donanımımız elvermediği için kavrayamayacağımız benzersiz bir mutluluk vaadini simgeler.

doğası gereği dürüstlüğe izin vermez aşk.

sırtına bir kadını yüklenen sanatçı, kulağında kene olan bir köpeğe benzer. kene kaşındırır, kan emer ama insanın eli ona yetişemez.

25.12.2014

balthazar

lawrence durrell

kendi seçtiğimiz yalanlar üzerine kurulu hayatlar yaşıyoruz.

en iyi yanıtlar hep mezarın ötesinden gelir.

kumarbazlarla aşıklar gerçekten kaybetmek için oynarlar.

bir çiçeği dalından çeker koparırsan dal yine yerine döner. aynı şey yürekteki sevgiler için doğru değildir.

zamanla kendisini en çok yalanlayan şey "doğru"dur.

şeyler hep göründükleri gibi olsalardı insan imgelemi ne kadar yoksullaşırdı!

kendi felaketimizi kendi ellerimizle hazırlarız, onlar bizim parmak izlerimizi taşır.

bir insanın ruhunu alçıya alamazsın.

acıma duygusu üzerine bina edilmiş olan sevgi, dünyanın en tehlikeli sevgisidir.

aşk siper savaşı gibi bir şeydir, düşmanını göremezsin; ama orada olduğunu bilirsin; en iyisi başını siperden hiç çıkarmamaktır.

tam dürüstlük kadar acımasız bir şey olamaz.

gülmek kadınların aşktan sonra en sevdikleri şeydir.

kadınlar derinlikli oldukları oranda ahmaktırlar.

insan, sanatın ötesine geçebilecek bir kişilik geliştirmek için yazar.