12.12.2014

taşra eğlencesi

balzac

komşuların hepsi de işleri gereği aynı koşullara bağlı olduklarından, birbirlerinden saklıları gizlileri yoktur. her şey -harcamalar, satışlar, alınanlar, her birinin ettiği kâr- eninde sonunda öğrenilir. böylece bu insanlar, on iki saatin sonunda hoşça vakit geçirmekte özgürdürler, yani komşularını gözetlerler. onların özel yaşantıları üzerine yorum yaparlar ve komşularının geliş gidişleri hakkında sürekli casusluk ederler.

bir ev kadını bir keklik almışsa, komşular kuş iyi pişti mi diye sormadan edemezler. bir kız aylak insanlara görünmeden pencereden başını çıkaramaz. burada bilinçler açıktır, en azından gözetleme konusunda bu böyledir ve görünürde içine sızılmaz, karanlık, sessiz evlerin bilinmedik hiçbir sırları yoktur.

hayat aşağı yukarı, her zaman açık havada geçer. her ailenin bütün bireyleri günü kapıda oturarak geçirirler, herkesin içinde yer içer, tartışırlar. sokaktan hiç kimse keskin bakışlarla incelenmeden geçemez ve bu inceleme eski zamanlarda bir taşra kentine gelen yabancıyla eğlenip ona takılmaların günümüzdeki karşılığıdır. bu eski geleneği bize anımsatan birçok öykü vardır ve bu yabancılara takılma âdetinde taşra eğlencesinde çok ileri gitmiş olan angers'in yerlilerine de "dilli düdük" lakabı takılmıştır.

Hiç yorum yok: