10.2.20

elsa'nın gözleri

louis aragon

öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de

bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm

orada bütün ümitsizleri bekleyen ölüm

öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde


uçsuz bir denizdir bulanır kuş gölgelerinde

sonra birden güneş çıkar o bulanıklık geçer

yaz meleklerinin eteklerinden bulutlar biçer

göklerin en mavisi buğdayların üzerinde


karanlık bulutları boşuna dağıtır rüzgâr

göklerden aydındır gözlerin bir yaş belirince

camın kırılan yerindeki maviliğini de

yağmur sonu semalarını da kıskandırırlar


ben bu radyumu bir pekbilent taşından çıkardım

benim de yandı parmaklarım memnu ateşinde

bulup yeniden kaybettiğim cennet ülke

gözlerin peru'mdur benim golkond'um, hindistan'ım


kâinat paramparça oldu bir akşam üzeri

her kurtulan ateş yaktı üstünde bir kayanın

gördüm denizin üzerinde parlarken elsa'nın 

gözleri, elsa'nın gözleri, elsa'nın gözleri