30.5.18

kurban

raoul vaneigem

hiyerarşi ilkesinin kurumlaşması tanrı fikrinin doğduğu marazi tohumdur; ne zaman ki biri emreder ve bir diğer hemcinsi de boyun eğer, işte o zaman şişinen, gürüldeyen boşunalıktır.

doğayla simbiyoz halindeki toplumların bağrında tarihsel olarak ana hatları çizilmiş evrensel bir uyumdan yahudi-hıristiyanlığın çekip alacağı tek şey cennet miti olacaktır ve oraya da yanıltıcı ve göksel bir yaşam için ödenmesi gereken bedeli sefalet olan, sürünerek geçmiş bir hayat sonunda ancak ölerek erişilecektir.

aynı dinsel mazoşizmle islam'da da karşılaşılır. inancın sersemleştirdiği erkek ve kadınlar, deyim yerindeyse, allah'a ve kefil olduğu kaçakçı mafyalara hamdolsun diye geceleyin kendilerini boğazlamaya gelen dindaşlarına boyunlarını uzatırlar.

hayvan kurban etme, çocuk kurban etme, erkek ve kadınları kurban etme, yaşama arzusunu kurban etme; işte, müminin duasında yalvar yakar dilendiği rızkı, tarih boyunca bu kanlı undan yoğrulmuştur.

kendini ve başkalarını feda etmeyi vaaz eden tanrı, gerçekte, insanın ekonomiye kurban edilmesini onaylamaktan başka bir şey yapmıyor. bu nedenle, günümüzde dinsel ve terörist tarikatların felaket tellallığıyla yayıldığını gördüğümüz yıkım ilkesini tanrı kendi içinde taşımaktadır.