29.07.2020

devrim

georg büchner

yalnızca suçlular ve sıradan ruhlar kendi saflarında kendi benzerlerinin düşmesini görmekten korkarlar; çünkü artık onları gizleyecek bir suç ortakları sürüsü olmadığında hakikatin ışığına maruz kalacaklardır. mecliste böylesi ruhlar olsa bile kahramanca olanları da var. alçakların sayısı çok değil. sadece birkaç kelleyi uçurursak anavatan kurtulur.

bu toplantıda "kan" sözcüğünü duymaya tahammül edemeyen birkaç hassas kulak varmış gibi görünüyor. bazı genel düşünceler onları doğadan ve zamandan daha acımasız olmadığımıza ikna edebilir. doğa kendi yasalarını sakin sakin ve karşı konulmaz biçimde sürdürür, onlarla çelişen insan yok edilir. havanın bileşenlerindeki bir değişiklik, yerin çekirdeğindeki ateşte bir alevlenme, bir su kütlesinin dengesindeki bir dalgalanma, bir salgın hastalık, volkanik bir patlama, bir taşkın binlerce insanı gömer. sonuç nedir? fiziksel doğada önemsiz, bütün içinde farkına bile varılmayan bir değişiklik arkasında cesetler bırakmasa neredeyse iz bırakmadan geçip gidecektir.

soruyorum şimdi: devriminizdeki ahlaki doğa fiziksel doğadan daha mı özenli olmalı? bir fikir tıpkı bir fizik yasası gibi kendisine karşı koyanı yok etmemeli mi? ahlaki doğanın tüm şeklini, yani insanlığı değiştiren bir olay kanla gerçekleşmemeli mi? dünya tini tıpkı fiziksel alanda volkanları ya da selleri kullandığı ibi düşünsel alanda da kollarımızı kullanır. bir salgın hastalık ya da bir devrim yüzünden ölmelerinin ne önemi var? insanlığın adımları yavaştır, her biri yüzyıllarla sayılabilir ancak, her birinin arkasında kuşakların mezarları vardır. en basit buluşlara ve ilkelere ulaşmak bu yolda sona eren milyonlarca hayata mal olmuştur. tarihin akışının hızlandığı bir dönemde daha fazla insanın soluğunun kesilmesi çok sıradan değil midir?

hızlı ve basit bir sonuca varalım: herkes eşit koşullarda yaratıldığı için doğanın oluşturduğu farklılıklar dışında herkes eşittir. bu yüzden herkesin önceliği olabilir ve hiç kimsenin ayrıcalığı olamaz, ne bir bireyin ne de küçük ya da büyük bir bireyler topluluğunun. gerçekliğe uygulanmış bu ilkenin her bir unsuru kendi insanlarını öldürmüştür. devrim ırmağının her yatakta, her yeni kıvrımda dışarıya cesetler fırlatmasında şaşılacak ne var?

devrim pelias'ın kızları gibidir, insanlığı gençleştirmek için onu parçalar. insanlık ilk kez yaratılıyormuşçasına tufan dalgalarından yükselen yeryüzü gibi kan göllerinden asıl güçlü organlarıyla yükselecek.

Hiç yorum yok: