13.8.19

kadınlar

halit ziya uşaklıgil

işte hemen kadınların hepsinde bulunan bir hastalık: fedakâr görünmek.

bir kadın ki sizden kaçınıyor, sizden korkuyor demektir. daha doğrusu size karşı kendisinden korkuyor demektir.

erkekler bir kadını sevebilmek için ona hürmet edebilmelidirler. namuslarından düşen kadınlar için, en şiddetli aşklar arasında bile, onlara bir hor görülme payı ayırmaktan geri kalmazlar.

kadınlık emellerinden el çekmiş bütün çaresiz kadınların kalbinde her türlü mahrumiyetlerin gözyaşları dinebilir; fakat bunlardan biri, analıktan mahrum kalmış olmak acısı, daima zehirden birer damlayla damlayan kapanmak bilmez bir yaradır. sanılır ki tabiat, kadınların ruhuna boş kalmaya tahammül edemeyen bir beşik koymuştur.

daima evde, odaların basık havasında yaşayıp da birden güneşin tufanları altında geniş havalara çıkıveren kadınlar bir serbestlik eğilimiyle kafesinden kaçıp da henüz evin çatısından ayrılmadan bayılıveren kanaryalara benzerler.

kadınlar, bu âlemin kadınları adi bir baştan çıkmış kadın gibi anılmak istemezler. bu öyle bir şey, öyle beklenmedik, öyle birdenbire ortaya çıkıvermiş bir olay olmalı ki her şeyden çok bir kazaya benzemeli.

bir kadın kendisine bütün gençliğinin samimiyetiyle kalbini vermek isteyen, ruhunun bütün sevda ateşiyle ayaklarına atılarak nihayet aşkının feryadını saklamamaya müsaade dileyen bir zavallıya karşı hiçbir zaman tamamıyla kayıtsız kalamaz.