22.9.18

aşk

mehmet rauf

"onun yalnız memnun bir gözle baktığını görmek için sakınmadan hayatımı verirdim."

ah bu aşk.. yarabbim, bütün bu kâinatı, bütün varlıkları yarattın, pek, pek büyük bir harikadır. fakat yalnız aşkı yaratmak onların hepsinden büyük, hepsinden mukaddes bir şeydir.

dünyada en büyük saadetin yalnız sevmek ve sevilmekte olduğuna inanırım. hayatımda en büyük, en mukaddes şey ancak aşktır.

kâinat bütün servetleri, bütün saltanatlarıyla, hayat bütün neşeleri, bütün gülüşleriyle mevcuttur. fakat bütün bu yıldızlar, mehtaplar, çiçekler, bütün neşeler, sevinçler, kokular.. nursuz, lezzetsizdir ve sizi mutlu edemez. çünkü kalbiniz, çünkü ruhunuz titremiyor, çünkü sevmiyorsunuz. ve sonra yalnız seviniz. o zaman her şey sizin için başka bir ışıltılı yolla, her şey başka bir parıltılı seherle nur olur, parlar. her şeyin yalnız sizin mutluluğunuz için var olduğunu anlarsınız.

bugün dünyanın niçin yaratıldığını, bu semaların, bu yıldızların, bu insanların, hatta allah'ın bile neden var olduğunu anlıyorumi. hep aşk, yalnız aşk için. aşk olmasa hiçbir şey olmazdı. bütün varlıklar, bütün zerreler yalnız aşkı soluyor ve yalnız aşk için yaşıyor. çiçekler renk ve kokularını, yıldızlar gülümsemelerini, kuşlar nağmelerini, deniz dalgalarını, sema bulutlarını, rüzgâr titreşimlerini hep aşk için bildiriyor.

niçin çalışıldığını, niçin ilerlemek istenildiğini, hatta niçin, niçin yaşanıldığını onun dudaklarının temasıyla ruhumun mest ve âşık kaldığını bugün anlıyorum: aşk, hep aşk için.. yalnız onun için..

hayatım senindir, onu al, istersen köpeklere at; fakat bil, bil ki senindir.