6.2.18

iki sevda

nabizade nazım

hayalim iki güneşin doğuşuna kaynaklık etti. biri doğudan çıktı, diğeri batıdan göründü.

biri bilgilerimin kaynağıdır, diğeri ilhamlarımın çıktığı yerdir.

birisi parlak güneştir, diğeri parlak aydır.

birisi batmaya hazırlanıyor, diğeri doğmaya başlıyor.

ikisinin de yaradılışı, parlaklığı, sefası çeşitlidir. göz alan renklerinin kaynaşması öyle bir cennet manzarası gösteriyor ki, firdevsi dahi tasvir etmede aciz kalır.

birisi acı çeken bir ışıktır ki elemli titreyişleri gönüllere sıkıntı verir, diğeri karanlığı seven bir ışık gibi garip katlanışlarıyla fikirlere azap verir.

birisi tutulmuş güneş gibi o donuk, o sarımtırak rengiyle hayale hüzün getirir, diğeri gölgelenmiş bir ay gibi o karanlık, o korkunç manzarasıyla hafızayı dağıtır.

birisi bir ejderdir, hürriyeti yutar. diğeri bir cehennemdir, kudret ve değeri yakar.

ah önümde dalgalı bir ateş denizi. arkamda büyük bir dev takip ediyor. yerler, gökler ateş içinde.

milyonlarca cehennem meleği ellerinde azap kamçıları her yerde üzerime saldırıyorlar.

kaçacak yer yok, her yerde ismimi işitiyorum. her yerde aksimi görüyorum.

ah! her yerde o iki afet! her yerde o iki ateş! her yerde o iki ejder! her yerde o iki şeytan!

aklımı perişan ediyorlar, sabrımı tutuşturuyorlar, beynimi sokuyorlar, beni dehşete düşürüyorlar.