15.11.16

62 maket seti

julio cortazar

aptalca oyunlar, hayat.

anlamak çoğaltan bir şeydir.

kadınlar da bekaret deyip dururlar. annen ya da doktorun gibi tanımlarlar onu; bilmezler ki sadece bir türlü bekaretin önemi vardır, ilk gerçek bakıştan hemen önce gelen ve ondan sonra kaybolan bekaret, işte tam o anda bir el bir örtüyü kaldırıp sonunda yapbozun parçalarını bir araya getirir.

gözler, bazılarımızın vazgeçtikleri yegane ellerdir.

bunalıma kapıldın mı gitgide dibe batarsın, sonunda da vatoz gibi yamyassı olursun. hani akvaryumda görmüştük. ama bunaltıya kapıldıysan etrafındaki her şey yükselmeye başlar. mücadele etsen de boşuna, en sonunda bir yaprak gibi yerde kalakalırsın.

derinlerde bir korku vardır; bir ayna, şişman bir müşteri, rasgele açılmış bir kitap, bir kapı aralığından yükselen küf kokusunun yüzüme vurduğu şeyi kabul etmekten kaynaklanır.

sizce gerçekten içimizde iki insan mı barındırıyoruz, sağda ve solda? biri faydalı, öteki faydasız.

günün birinde bir dosta mutlaka anlatman gerekir.

düşünmek faydasızdı; ancak gözünü açtığında son ilmekleri, o da belki, örülüp biten bir rüyayı boş yere hatırlamaya çalışmak gibi; duyumun karşıtı denebilecek bir şeyin içinde hala asılı duran ve belki de belirsizliği ileride tekrarlanabilecek o örgüyü sökmek demekti düşünmek.

bütün anestezistler böyle midir? yüzlere ihtiyacın yoktur bu meslekte. sağlam bir kalbin ve münasip bir masken olması yeter; çünkü bazen yolculuklar tek yönlü oluyor.