7.8.15

yan değiniler

ludwig wittgenstein

ölüm, bir yaşam olayı değildir. ölüm yaşanmaz.

ilkin gezginliğe çıkman gerek; ancak sonra, yurduna dönebilir, o zaman da ötekileri anlayabilirsin.

kendini aldatmamaktan daha zor bir şey yok.

insanlar iyiye doğru götürülemezler; ancak şuraya buraya götürülebilirler. iyi, olgu uzamının dışında yatar.

yüz, bedenin ruhudur.

insanın -belki de halkların- hayret duymaya uyanmaları gerekir. bilim, onları yeniden uyutmanın aracıdır.

kendi zamanından önce olmakla yetineni, gün gelir, yakalar zamanı.

yetenek taze suların sürekli çağladığı bir kaynaktır. ama bu kaynaktan doğru biçimde yararlanılmazsa değersizleşir.

doğaüstünü ancak doğaüstü olan dile getirebilir.

yalnızca tinle üflenmiş boş bir balon gibi ortalıkta gezinmek zorunda olmak utanç verici bir şey.

iş, senin gurur binanı yıkmakta. korkunç bir uğraş gerektiriyor bu da.

düşünceler de bazen olgunlaşmadan düşer ağaçtan.

çocuk kötüdür; ama kimse ona başka türlü olmayı öğretmez ki; ana babası da gösterdikleri budalaca yakınlıkla daha da beter ederler onu.

yeni bir sözcük, tartışma toprağına atılmış taze bir tohum gibidir. tohumu topraktan çekip alamazsın. yapabileceğin, yalnızca, ona ısı, nem, ışık sağlamaktır; kendi kendine yetişmek zorundadır.

felsefe konusunda, en yavaş koşabilen kazanır. ya da bitişe en son varan.

dehanın ölçüsü kişiliktir; kişilik, tek başına dehayı oluşturmasa bile.

insanlar, bugün, bilim adamlarının kendilerine bir şeyler öğretmek için; şairlerin, müzisyenlerin ise hoşça vakit geçirtmek için varolduklarını sanıyorlar. berikilerin kendilerine öğretecek bir şeyleri olduğu akıllarına hiç gelmiyor.

deha, yetenekte yürekliliktir.

nasıl da zor oluyor gözünün önünde duranı görmek!

hoş olan, güzel olamaz.

bir insan kilitli olmayan; ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir.

deha, bize ustanın yeteneğini unutturan şeydir.

ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.

sözcükler eylemlerdir.

ancak çok mutsuz bir insanın başka bir insan için üzülmeye hakkı vardır.

kişi dile gelmeyeni dile getirmeye çalışmayınca, hiçbir şey yitirilmiş olmaz.

kişi yalan söylemiyorsa, yeterince özgündür.

kitap, yaşamla doludur -bir insan gibi değil, bir karınca yuvası gibi.

düşüncelerimin çeperi, muhtemelen, sandığımdan çok daha dar. 

çok şey bilen için yalan söylememek zordur.

ben, başkalarının ilerlediği noktada, dururum.

becerikliliğin kıraç yüksekliklerinden hep yeniden budalalığın yeşeren koyaklarına in.

okurun da yapabileceğini, okura bırak.

budalalığın çayırlarında, becerikliliğin kıraç yüksekliklerinin yetiştirdiğinden daha çok ot biter filozoflar için yine de.

ancak çok mutsuz bir insanın başka bir insan için üzülmeye hakkı vardır.

kişi yalnızca en korkunç acılar içindeyken yazmalı -o zaman bambaşka bir anlamı olur yazdıklarının.

kendi eylemlerin tiksintiyle sarstı seni, onları başkalarında görünce.

başkasının derinlikleriyle oynama.

mantıkta hiçbir şey rastlantısal değildir.
mantıkta olanaklı olan her şey, aynı zamanda geçerlidir.
mantık dünyayı doldurur; dünyanın sınırları onun da sınırlarıdır.
mantıkta hiçbir zaman beklenmedik şeyler olamaz.
mantık bir öğreti değil, dünyanın bir ayna tasarımıdır.
mantık aşkındır.