12.5.15

varolmanın dayanılmaz hafifliği

milan kundera

suç üzerine kurulu yönetimler mücrimler değil, cennete giden tek yolu bulduklarını sanan coşkulu yandaşlar tarafından kurulur.

her iki tarafı da mutlu edecek tek ilişki, duygusallığa yer vermeyen ve sevgililerden ne birinin ne de ötekinin birbirlerinin yaşamı ve özgürlüğü üzerinde hak öne sürdükleri ilişki biçimidir.

birisine merhamet duyarak sevmek gerçekten sevmek değildir.

bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur; sadece farklı değil aynı zamanda zıt tutkular. aşk çiftleşme arzusunda duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur.

hiçbir karnaval sonsuza dek sürmez.

kendisi farkına varmasa da, birey en sıkıntılı anlarında bile güzelliğin yasaları uyarınca örer yaşamını.

üniversite mezunu ile kendi kendini yetiştirmiş kişi arasındaki fark, bilgi düzeyinden çok dirim gücü ve kendine güven düzeyinin yüksekliğinde ortaya çıkar.

ilk ihanet onarılmazdır. başka ihanetlerden oluşan bir zinciri harekete geçirir ve bunlardan her biri bizi ilk ihanetimizden uzaklara, daha uzaklara götürür.

bedensel sevgi şiddetsiz düşünülemez.

bir toplum zenginse bireylerin elleriyle çalışmalarına gerek yoktur; kendilerini zihin ve ruh etkinliklerine adayabilirler.

yaşam ne kadar acımasız olursa olsun, mezarlıkta hep huzur vardır.

gündüz okunsun diye yazılmış kitaplar vardır; bir de geceleri okunabilecek olanlar.

sevgi, insanın gücünden vazgeçmesi demektir.

aşklar da imparatorluklar gibidir; üzerine dayandırıldıkları düşünceler unufak olduğunda onlar da silinir gider.

terörle yönetilen bir toplumda hiçbir ifade ciddiye alınamaz. hepsi güdümlü, zorlamadır ve bunları görmezlikten gelmek her dürüst kişinin görevidir.

mutluluk, yinelenmeye duyulan özlemdir.

eğretilemelerle oyun olmaz. eğretilemeler tehlikelidir. tek bir eğretileme aşkı doğurabilir. aşk bir eğretilemeyle başlar. aşk bir kadının, dilindeki ilk sözcükle şiirsel belleğimize girmesiyle başlar.

aşk kaybettiğimiz yarımızı özleyişimizdir.

yüzyılların içinden yürüyüp duran coşkun bir kalabalığın parçası olduğumuzu düşlemek her zaman hoş bir şeydir.

hüzün, son duraktayız demektir. mutluluk, birlikteyiz demektir. hüzün biçimdir, mutluluk içerik. mutluluk hüznün uzamını doldurur.

cennete duyulan özlem insanın insan olmamaya duyduğu özlemdir.