10.4.15

piyanist

elfriede jelinek

sanatın, bir sürü şeyin yanı sıra, iyi bir teselli edici güce sahip olduğu söylenir; oysa bazen acının davetçisidir sanat.

çoğunluğun hiçbir zaman ulaşamayacağı zirvede, dünyaca ünlü olmak vardır. zirvede soğuk rüzgarlar eser durmaksızın ve sanatçı yalnızdır; bu onun ebedi yalnızlığını da ifade eder.

sanatın tatili yoktur; sanat sürekli peşinizdedir ve sanatçı da bundan hiç şikayetçi olmaz.

insanda en küçük bir öğrenme isteği varsa en az şeyden bile öğrenciye kalan bir şey olurmuş. ancak ilerleyebilmek için bunu hemen aşmak gerekiyor. öğrenci en küçük olanda, en az olanda ısrar etmemeli; böyle olursa üstleri onun öğrenme sürecine hemen müdahale eder.

önlem almak pişman olmaktan daha iyidir.

neden her zaman bu kadar ciddi? spor yapmalı; spor kahkahaya fırsat yaratır ve insan üzerinde genellikle olumlu etkisi olur.

hiçbir sanatçı, eserinde tamamlanmamışlığa, yarım kalmışlığa tahammül edemez. sadece bazen eser, sanatçı öldüğü için yarım kalır.

sanattan uzak kalmanın tek geçerli nedeni ölüm olabilir. profesyonel sanat dostunun bundan başka bir nedeni anlaşılır bulması mümkün değil.

çoğunluğun gözünde sanatın başlıca çekiciliği, bildiklerine inandıkları bir şeyi yeniden fark etmektir.

her çocuk, eğer engellenmezse, içgüdüsel olarak pisliğe ve boka eğilimlidir.

insan her zaman en azından ilk üç içinde olmalı; arkadan gelenlerin yeri her zaman çöp tenekesidir.

sürü içgüdüsü vasat olana çok değer verir. yere göğe koyamaz vasatı. vasatlar çoğunluğu oluşturduğu için güçlü olduklarını zanneder. orta tabakanın herhangi bir korkusu, üzüntüsü yoktur. bu tabakanın mensupları, var olduğunu sandıkları sıcaklık uğruna birbirlerine sokulurlar. orta tabaka sizin yalnız kalmanıza izin vermez, hele kendinizle hiç. ve bundan büyük hoşnutluk duyar. onların varoluşlarında hiçbir şey suçlama nedeni değildir ve hiç kimse onlara varlıklarından hareketle bir suçlama yapamaz.

kültürel barbarlığın hüküm sürdüğü bir ülkede tıka basa doymuş barbarlar bunlar. gazetelere bir kez daha göz atın. gazeteler, haber diye verdikleri olay kahramanlarından daha barbarlar. karısını ve çocuklarını özenle parçalara ayırıp daha sonra midesine indirmek için buzdolabında saklayan adam, bunu haber olarak yazan gazeteden daha fazla barbar değil.

tasarruf taksiye binmemekle başlar, ev alınmasıyla biter.

sadece sanat, varlığını daha uzun sürdürebilir.

insanlar yalnız yürürken de dururken de zorlanır; sanki tek başlarına olunca dünya üzerinde ağır bir yük oluşturuyormuşçasına; insanlar sürüler halinde dolaşır. omurgası olmayan, şekilsiz, kabuksuz sümüklüböcekler ve hiçbir şeyden haberleri yok. hiçbir büyü, hiçbir müzik büyüsü elini sürmez bunlara ve etkisi altına almaz. hiçbir esinti yaratmayan derileriyle birbirlerine yapışmış haldeler çünkü.

bedava olan sadece ölümdür, o da hayata mal olur.

acının kendisi zevk, yıkma, yok etme arzusunun sonucudur ve en yüksek biçimiyle zevkin bir türüdür.

sanatın kriteri ölçülemez olan, tartılamaz olandır.

insan ancak gerçekliğin yakasını bırakıp yolunu zevk imparatorluğuna düşürdüğünde en yüksek değere ulaşır.

duygu ve tutku, bir ruh kazandırmanın yedek güçlerinden başka bir şey değildir.

modern vagonlara bir kez binmişsen eğer, bir sonraki durağa kadar içerde kalmak zorundasın.

insan elde ettiğini elinde tutmalı. elde edeceğinin kalite açısından bekleneni verip veremeyeceğini kim bilebilir?

kadın gitti, erkek de gitti; yeryüzüyle gökyüzü, bir an gevşettikleri ellerini karanlıkta yine sıkıca tuttular.

tek başına güzel bir yüz, çabuk tüketir kendisini.

eğer yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilmişse bütün duygular her zaman gülünçtür.

tutku, prensip olarak daimi başarısızlığa duyulan aşktır.

aşk ancak sevilen varlık kıskanıldığında sevinir.

sanatçı gerçeğin acı veren yolunu izler, kuralların yoluna sapmaz.

cinselliğin aşağılamaları yerine sanatın zirvesi tercih edilmeli. sanatçının, genelde dizginlenmesi imkansız diye bilinen cinselliği unutması gerekir. eğer bunu yapamıyorsa sıradan bir insan demektir; ama sanatçı sıradan insan olamaz. yoksa kutsallık katına erişemez. ne yazık ki sanatçıların yaşamöyküleri -ki en önemli şeydir bu- çoğu kez başrol oyuncularının cinsel arzu ve hileleriyle doludur. bunlar, sanki katıksız ahengin, ancak cinselliğin gübre yığını içinde yetiştiği yönünde yanlış bir izlenim verir. 

güven iyidir, kontrolse ondan daha iyi.

bütün satıcılar bilir: önemli olan ambalajdır.

aşk her zaman kadının bütününü ele geçirir.

çok az kadın kendisi için doğru olanı sonuna kadar bekler; çoğu ilk geleni, çok azıysa iyi olanı alır.

bütün başlangıçlar zordur.

istemeyen, sahiptir zaten.

aşık olanlar birbirlerinin en derin bölgelerine girebildiklerini, açıklanabilecek sırlarının kalmadığını sanırlar.

bütün mülk sahiplerinin, ilk önce ve acılar içinde kıvranarak öğrendikleri şey şudur: güvenmek iyidir; fakat kontrolü elden bırakmamakta her zaman fayda vardır.

insan, sahip oldukları kadardır.

karşı cinsler aslında her zaman karşıt şeyler ister.

insanın kendisini başkasından gelen talebe göre değerlendirmesi sevginin önkoşullarından biridir.

keçiyle karşılaşmadan önce kurdun en iyi arkadaşı kendisidir.

aşk her zaman kadının bütününü ele geçirir. aşkı tamamen harcamak ve kalan bozuk parayı tezgahın üzerinde bırakmak kadının dürtüsüdür.

çabalarımız için hep ödül bekleriz; ama başkalarının çabalarının ödüllendirilmesine gerek olmadığına inanırız nedense; onları daha ucuza elde etmeyi umarız her zaman.