12.4.15

kalpazanlar

andre gide

kadında hayranlık verici bir bağlanma eğilimi vardır. sevdiği adam, çoğu zaman aşkını asacağı bir askıdan başka bir şey değildir.

en acınacak kurbanlar, dalkavukluğun kurbanlarıdır.

gizemcilik olmayınca yeryüzünde büyük olan, güzel olan hiçbir şey yapılamaz.

kendini beğenmişlik, ikiyüzlülük, hırslılık, değişkenlik ve bencillik, bir yazarda bulunması gereken niteliklerdir.

bizi dünyaya getirenlere beslediğimiz duyguları fazla aydınlatmaya çalışmamak daha doğru olur.

duygu alanında gerçek düşten ayrılmaz.

istenen sevgiden çok daha fazlasını verdiğimiz sahneler her zaman üzücüdür.

sözcükler ancak basıldıkları zaman solarlar.

hasta bir imgelemin her buluşu aydınlatıcıdır.

her şeyin gevşekliğinden kuşku duyabilirim ama kuşkumun gerçekliğinden kuşku duyamam.

gerçek budala, kendi düşüncesinden öte bir düşüncenin bilincinde değildir.

deniz ki
büyük aynası
umutsuzluğumun

maddesel bir karşılığı olmayan hiçbir gizemsel devinim yoktur.

bir kadın ne kadar boyun eğmiş gibi davranırsa o kadar mantıklı görünür.

kimileri, heyecanlar karşısında kendilerini tutabilmelerini çoğu zaman yaratılışlarının güçlülüğünden çok, yoksulluğuna borçlu olduklarını bilmezler.