13.3.15

sessiz ev

orhan pamuk

tanrı'nın varlığını temel alan bütün dinler boş şiirsel gevezeliklerdir.

sabırlı olmak insana hayatta yalnızca vakit kaybettirir; başka bir şeye yaramaz.

günaha gırtlağınıza kadar batmak değil, başkasının günahsız kalabildiğini görmek daha çok acı verir sizlere.

tatlı dilin yılanı deliğinden çıkaracağına yalnızca bizim okulun aptal türkçe kompozisyon hocaları inanır.

hayatı da, tarihi de olduğu gibi görebilmek için beyinlerimizin yapısını değiştirmeliyiz. beyinlerimiz sürekli hikaye arayan ve yutan birer obura benziyor. bu hikaye düşkünlüğünden kurtulmalıyız. o zaman özgürleşeceğiz, dünyayı olduğu gibi göreceğiz o zaman.

zamanı bölecek şeyleri tutumla harcamalı.

ancak karanlığı bilen aydınlığı anlar; ancak hiçliği bilen var olmak ne demektir bilir.

hepimiz tanımadığımız birinin kölesiyiz sanki; bazen durup şöyle bir isyan etmeye çalışıyoruz; ama korkuyoruz sonra: şimşekleri, yıldırımları, bilinmeyen uzak felaketleri üstüme atar!

insan kendini bir dereceye kadar tanır; sonra ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir noktaya gelip takılır ve karşılıksız bir gevezeliğe başlar.

anılar köleler içindir; uyuşturur onları.

hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna bitince yeniden başlayamazsın; ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karışık ve anlaşılmaz olursa olsun, o kitap bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin.

uzun, upuzun bir hikaye: hayat: seni seviyorum.