20.2.12

teşekkür

osho

almanlara göre, berlin prusyalı kabalığının ve etkisinin somut örneğiyken, viyana avusturyalı cazibesinin ve dikkatsizliğinin özüdür.

viyana'yı gezerken kaybolan ve yönünü bulmaya çalışan bir berlinlinin öyküsü var. bu durumdaki bir berlinli ne yapmış? yanından geçen ilk viyanalının yakasına yapışmış ve "postane nerede?" demiş bağırarak. şaşıran viyanalı dikkatli bir şekilde diğerinin yumruğunu çözmüş, yakasını düzeltmiş ve kibarca, "beyefendi, bana nazik bir şekilde yaklaşıp 'beyefendi, bir dakikanız varsa ve eğer biliyorsanız, lütfen bana postanenin yerini gösterebilir misiniz?' deseydiniz daha güzel olmaz mıydı?" demiş. berlinli bir an şaşkınlık için baktıktan sonra, "kaybolurum daha iyi!" demiş homurdanarak ve ağır ağır uzaklaşmış.

aynı viyanalı o sene daha sonraki bir tarihte berlin'i geziyormuş ve işe bak ki şimdi postaneyi arama sırası ondaymış. bir berlinliye yaklaşarak kibar bir şekilde, "beyefendi, eğer bir dakikanız varsa ve biliyorsanız, lütfen bana postaneyi gösterebilir misiniz?" demiş. berlinli makine gibi hızlı hızlı, "geriye dön, iki blok ilerle, tam sağ yap, bir blok ilerle, bir sokak geç, tren raylarının üzerinden sola yürü, gazeteciden sonra postane." diye cevap vermiş. viyanalı aydınlatılmış olmaktan ziyade sersemlemiş olmasına rağmen, "binlerce teşekkür ederim iyiliksever beyefendi." diye mırıldanınca, berlinli ötekinin yakasını öfkeyle yakalamış ve "teşekkürü boşver, açıklamaları tekrarla!" diye bağırmış.