26.3.11

atölye

richard sennett

atölye, zanaatkarın yuvasıdır. geleneksel olarak gerçekte de böyleydi: orta çağlarda zanaatkarlar, çalıştıkları yerlerde uyurlar, yerler, içerler ve çocuklarını yetiştirirlerdi. atölyeler, aileler için bir yuva olması yanı sıra küçük mekanlardı, her birinde en fazla 10-15 kişi bulunurdu; orta çağ atölyesinin yüzlerce ya da binlerce insan çalıştıran modern fabrikalarla hiçbir benzerliği bulunmazdı.

c. wright mills: zanaat duygusu taşıyan bir emekçi, kendi içinde yer aldığı ve kendisi için yaptığı bir işle ilgilenir; yaptığı işten duyduğu memnuniyetler kendi ödülleridir; gündelik emeğin ayrıntıları, ortaya konulan ürünle bağlantısını işçinin zihninde kurar, beceri iş sürecinde gelişir, iş de deney yapma özgürlüğüyle bağlantılıdır; nihayet, aile, topluluk ve siyaset zanaat emeğindeki içsel tatmin, uyum ve deney tarafından ölçülür.

malzemelere atfedilen insani etik nitelikler (dürüstlük, alçak gönüllülük, erdem) bir açıklamayı hedeflemez; bunun amacı bizzat malzemeler hakkındaki bilincimizi yükseltmektir ve bu yoldan bunların değeri hakkında düşünmemizi sağlamaktır.