10.03.2008

yağmur

william carlos williams


yağmur yağarken yağar aşkın da
yıkar her açıkta duran nesnesini dünyanın

evlerde paha biçilmez kuru odaları yasa dışı aşkların
yaşarken duyduğumuz yıkayışını yağmurun

orada resimler ve ince metal nesneler dokumalar
bütün orospulukları bizim keyfimizin görünür penceresinden

ilkyaz yıkamaktadır
aşkımızı yağan yağmur

ağaçlar dönüşür canavarlara
denizden yükselen su

damla damla kayar yivlerinden derilerinin

işte böyle tükendi yaşamım
sevgimizi korumak için
inen yağmur gibi
dünyasına ilkyazın damlalar
öyle genişler ki sözcükler
çok ayrıktır almak için onun sevgisini
ve akarken aralarından damlaların

yağmur iyi yürekli bir doktordur
yağmuru
düşüncelerinin üstünde
okyanusun her yana

yürür görünmez hızlı ayaklarla üzerinde
zavallı dalgaların

dünya dışıdır aşk
hiçbir şey ummaz dünyadan
ve bu değiştiremez dünyayı
istediği gibi

yağmur iniyor toprağa
ve çimenlere ve çiçeklere

gel kusursuzca
oluşmaya kendi sıvında
temizlik

ama aşk yasa dışıdır
ve hiçbir şey olmaz ondan aşktan başka

birbirini izliyor ve iniyor kesintisiz
düşüncelerinden kadının