21.4.17

kendini gölgelere

rabindranath tagore

kendini gölgelere saklayarak, sevdiğim, nerede duruyorsun herkesin arkasında? hiçe sayıyorlar seni, tozlu yolda itip geçiyorlar. yolcular birer birer gelip çiçeklerimi alıncaya, sepetimi boşaltıncaya kadar bekliyorum yorgun saatlerde, sana sunacaklarımı önüme yayarak.

sabah geçti artık, öğle de. akşamın gölgesinde uyku bastı gözlerimi. evlerine giden adamlar bana bakıp gülümsüyorlar, utançla dolduruyorlar beni. bir dilenci kız gibi oturup eteğimi yüzüme çekiyorum; indirip gözlerimi yanıt vermiyorum sordukları zaman ne istediğimi.

seni beklediğimi nasıl, ah, nasıl söylerim onlara, gelmek için söz verdiğini? çeyiz olarak bu yoksulluğu taşıdığımı utançla nasıl söylerim? ah, bu onura sarılıyorum yüreğimin gizli yerlerinde.

çimenlere oturup göğe bakıyorum, parıltısını düşlüyorum ansızın gelişinin -bütün ışıklar yanmış; altın kanatlar uçuşuyor arabanın üstünde; yol kenarında ağzı açık duran onlar da, senin yerinden inip beni tozlardan kaldırdığını, paçavralar içindeki bu dilenci kızı yanına oturttuğunu görünce, yaz meltemindeki sürüngenler gibi titreyecekler utançla.

ama zaman kayıyor, arabanın tekerleklerinden ses yok hala. seslerle, gürültülerle, yengi çığlıklarıyla ne alaylar geçiyor. gölgede, herkesin arkasında sessizce duran sen misin? ya ağlayan yalnız ben miyim, yalnız ben miyim umutsuz bir özlemle kendi yüreğini kemiren?