14.7.16

düşüş

albert camus

insan acılarının en büyüğü yasasız yargılanmaktır.

einstein'la yapacağım on görüşmeyi güzel bir figüran kızla gerçekleştireceğim bir ilk buluşmaya feda ederdim.

insan üzerinde çok düşündüğümüz zaman, primat maymunlara özlem duyduğumuz olur. art düşünceleri yoktur onların.

dinler, ahlak dersi vermeye kalkıştıkları ve birtakım emirler yağdırdıkları andan itibaren yanılırlar.

belli bir uyanık sarhoşluk derecesinde, gece geç vakit iki kızın arasında yatarken ve her türlü arzudan boşalmışken, umut bir işkence olmaktan çıkar, zihin tüm zamanlar üzerinde hüküm sürer; yaşama acısı ebediyen geçmiştir.

hiç kimse zevklerinde ikiyüzlü olmaz.

doğruluk duygusu, haklı olmanın verdiği doyum, kendini değerlendirmenin sevinci, bizi ayakta tutan ya da ilerleten güçlü zembereklerdir. insanları bundan yoksun ederseniz, onları ağzı köpüren köpeklere çevirirsiniz.

eğer pezevenkler ve hırsızlar her zaman ve her yerde mahkum olsalardı, masum insanlar tümüyle ve hep masum sanacaklardı kendilerini.

inancı, tüm hakaretleri bağışlamak olan insanlar vardır; bu hakaretleri bağışlarlar gerçi; ama hiç unutmazlar.

gerçek aşk pek az rastlanan bir şeydir, aşağı yukarı yüzyılda iki ya da üç kez görülür. bunların dışında boş gurur ve can sıkıntısı vardır.

bazı insanlar için arzu edilmeyeni almamak dünyanın en zor işidir.

kadın dostlarımızın napolyon bonapart'la şu ortak yönleri vardır ki, herkesin başarısızlığa uğradığı yerde başaracaklarını sanırlar hep.

bir nedenden ötürü intihar edilir sanırlar hep; ama iki nedenden ötürü de bal gibi intihar edilebilir.

gerçek, can sıkıcıdır.

kadın, savaşçının değil, suçlunun ödülüdür. onun limanıdır o, barınağıdır; erkek genellikle kadının yatağında tutuklanır. bize yeryüzü cennetinden kalan tek şey değil midir kadın?

gerçek sefahat kurtarıcıdır; çünkü hiçbir yükümlülük yaratmaz.

insan ölümsüzlük oyunu oynar, birkaç hafta sonra ise, yarına kadar gövdesini sürükleyip sürükleyemeyeceğini bile bilmez.

gerçekten kıskançlık çeken insanların en acele ettikleri şey, kendilerine ihanet ettiğini sandıkları kadınla yatmaktır. kendi sevgili varlıklarının hep onlara ait olduğundan bir kez daha emin olmak isterler. ona sahip olmak isterler.

her insan başkalarının suçuna tanıklık eder.

bir insanın öldürülmesi için her zaman nedenler vardır. buna karşın, onun yaşamasını haklı çıkarmak olanaksızdır. işte bu yüzden suçlu her zaman avukatlar bulur, masum ise bazen.

doğru, ışık gibi kör eder. yalansa, tersine, her nesneyi değerlendiren güzel bir alacakaranlıktır.

mülkiyet, bir cinayettir.

her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte özgürlüğün son derece ağır bir yükü olması bundandır, hele ateşiniz olduğu ya da sıkıntıda olduğunuz ya da kimseyi sevmediğiniz zamanlarda.

bu dünyada savaş yapılabilir, aşk taklit edilebilir, hemcinsine işkence yapılabilir, gazetelerde boy gösterilebilir ya da yalnızca örgü örerken komşu çekiştirilebilir. ama bazı hallerde, devam etmek, yalnızca devam etmek insanüstü bir şeydir.