8.5.16

felsefenin tesellisi

boethius

erdemler yüksek mevkilerden dolayı değer kazanmaz; yüksek mevkiler erdemlerden dolayı değer kazanır.

bilinen her şey kendi özgün gücüne göre değil, onu bilenlerin bilme yetisine göre bilinir.

ölümlü yaratıkların tek bir endişesi vardır. bunun için olağanüstü gayret sarf edip türlü türlü işlerin peşine düşer, farklı yollardan ilerler; ama yine de mutluluğun yegane amacına ulaşmak içindir tek çabaları.

tedavi olmak istiyorsan, yaranı açmalısın.

dürüst bir vicdanın namusu, yapılanın herkese duyurulmasıyla kazanılacak bir şöhretle her defasında biraz daha azalır.

talihsizliğin en ağır yükü, zavallı insanlar bir suçtan mahkum edildiğinde, çektikleri her türlü cefaya layık olarak görülmeleridir.

talihsizliklerin içinde en berbatı bir zamanlar mutlu olmuş olmaktır.

yüksek mevkiler ve yetkelerin doğasında yaradılıştan özgün bir iyilik olsaydı, bunlar asla şerefsiz insanların eline geçmezdi.

yaradılıştan donanımlı olduğu halde, henüz erdemleri mükemmelleşmemiş ve son düzeltmeleri yapılmamış zihinleri baştan çıkaran tek neden, kesinlikle şöhret tutkusu ve devlet görevlerinde kazanılacak sıradışı başarıların getireceği ündür.

iyi olan her şeyle dolup taşmak, başkasına gerek duymadan sadece kendi kendine yetmek, mutluluğu gerçekleştirecek tek şeydir.

paranın özünde ona sahip olanlardan, vermemek için direnmelerine rağmen, alınmasını engelleyecek bir şey yoktur.

kişinin kendisini yeterli kıldığına inanılan zenginlik, insanları başkasının yardımına daha fazla gereksinim duyar hale getirir.

talihin dost kıldığını talihsizlik düşman kılar. düşmana dönüşmüş bir dosttan daha fazla zarar verecek bir başka bela var mı şu dünyada?

bedensel zevklere duyulan açlık bir dert yükü, açlığın doyurulması ise gerçek bir kahır değil mi? ahlaksızlığın birer ödülü gibi, kendilerinden keyif alanların bedenlerine ne türlü hastalıklar bulaştırırlar, ne dayanılmaz acılar verirler! her kim kendi şehvetini anımsayacak olursa, aldığı zevkin hüzünle sonuçlandığını da bilir.

seni güzel gösteren kendi doğan değil, sana bakan gözlerin kusurlu görüşüdür.

doğası ilk geldiği kaynaktan daha üstün olan hiçbir şey yoktur.

kötü insanlar istediklerini alamadıklarında değil de, özlemleri giderildiğinde daha mutsuz olurlar.

başkalarına zarar verenler, zarar verdiklerinden daha mutsuzdur.

her ikisi için de zorluk bir fırsattır: cesur adam için ününü yayma fırsatı, bilge kişi için de bilgeliğini güçlendirip geliştirme fırsatı.

her tür kaderle ateşli bir savaşa girişmelisiniz ki acı size zulmetmesin, refah sizi bozmasın.