5.2.16

türkiye'de hukukçu olmak

uğur mumcu

hukukçu, bozuk düzenin çarklarına yine bu düzenin kurallarıyla karşı çıkan adamdır çağımızda. emekten ve emekçiden yana bir hukukçunun çabasıdır çağdaş hukuka kişilik veren. eskimiş kuralların yosun tutmuş kavramlarını emekçi sınıf için kullanabilen adamın hukukçuluğudur önemli olan. doğadaki ve düzendeki eşitsizliği giderebilmenin olanaklarını da vermektedir hukuk bir ölçüde.

bunun için, hukukçu olmanın bir sorumluluğu vardır türkiye'de de. "bir toplumda bir kişi haksızlığa uğruyorsa, bu haksızlık bütün topluma karşı yapılmıştır." diyen adamdır hukukçu. bir ozan, "halkın ekmeğidir adalet." diyor. [brecht] halka bu ekmeği en taze biçimde ve eşitçe verenlerdir hukukçular.

bir olağanüstü dönemde, ezilmek istenen adamların yanında yer alabilen; baskıya, sömürüye, işkenceye karşı çıkabilen hukukçulardır mesleklerine onur katanlar.

baskı döneminde, vicdanlarının emirlerini dinleyerek, başbakanların, bakanların emirlerini ellerinin tersiyle itebilenlerdir gerçek hukukçular.

sınav, yalnız hukuk fakültesinde olmuyor. sınavın büyüğü, bilgi, yetenek ve kişilik isteyeni hukuk fakültelerinin dışında gerçekleşiyor.

nice hukuk profesörleri vardır ki birer orta çağ celladı gibi, darağaçlarına yağlı ipler hazırlamışlardır. onlar, yirminci yüzyılın inanç sınavlarında, her gün yeniden sınıfta kalmaktadırlar.

bir sınav ki, sorularını tarih sorar, notunu halk verir.