20.11.15

kuş diline öykünen

ayşegül devecioğlu

büyük acıların giysisi gösterişsizdir, hatta bayağıdır; keder öyle iyi gizler ki kendini, tanımak mümkün olmaz.

her kavşak noktasında insan kendisiyle karşılaşır.

bazen insanlar kendi yaşadıkları acıların büyüsüne öyle kapılırlar ki başkalarının yaşadıkları onlara önemsiz gelir.

insanlar, bütün ümitleri tükendiğinde, hiçbir şeyi değiştiremeyeceklerine dair o eski inancın eteğine sığınırlar: adına kader denilen şeyin hükümranlığına. akılla delilik arasındaki gizemli sınırda, büyük çaresizliklerin bu küçük ülkesinde, zihinlerinde ufuk çizgisi gibi uzun ve sakin uzanan, varlığından adları gibi emin oldukları ama kimselere anlatamayacakları o sınır çizgisinde beklerler.

insan kadere borçlandığını fazlasıyla öder.

derler ki, mekan ne kadar daralırsa zaman o denli amansız olur. derler, ölümü beklemek ölümden zordur. derler ki, insan yaşadığı yere benzer. ama daha kötüsü, yaşadığı yeri kendine benzetmektir.

gecenin ardından gün doğar, mutlaka sabah olur. sabah, en yorgun, en köhne zamanlar bile dirilir. her sabah görülmeye değerdir.

insan, yalnızca yaşadıklarının farkında olabildiğinde dışına çıkabilir zamanın.

ben kadere inanmam, insanın bilinçli çabasına inanırım. insanın bilgisi, insanın aklı, insanın zekası, insanın emeği kaderin üstündedir ve insana kaderini değiştirmek kudreti verilmiştir.

kendi haklılığına ne kadar inanırsa o kadar yanlış yapar insan. haklı olduğuna inanmak zalimleştirir insanı. iyi taraftan olan, her zulmü hak görür kendine. oysa zulüm, hangi amaç için olursa olsun kabul edilemez.

insan denilen yaratık yücelmek ister. her türlü sanatla, şiirle, müzikle, heykelle, edebiyatla, bilme ve öğrenme tutkusuyla; özgürlük, eşitlik ve onura duyduğu aşkla, hep bu yücelişin peşindedir.

devrimcilerin en büyük silahı insan sevgisidir.

şiir, damıtılmış insan yüreği, insan aklı. şiir, damıtılmış insan özü. insan olabilmek için tatmamız gereken zehir. şiirle karşılaşmamız dolaysızdır. bütün o anlaşılmaz, gizemli gibi görünen sözlere rağmen dolaysızdır. şiirin anlamı sözün kalbindedir. ve söz, paha biçilmez yükle gitmesi gereken yere gider.

ölüme inanan faşistlerdir; devrimciler yaşama inanır.

hayatın kaybedileceği ortaya çıkınca, en olağanüstü ya da en zengin, gösterişli yanları değil, en basit, sade yanları özlem yaratır. kimsenin aklına para, köşkler, villalar, arabalar, yatlar gelmez. rüzgar gelir mesela. bir çiçeğin hiç beklenmedik bir yerde bitivermesi. bir serçenin zıplaya zıplaya, ordan oraya konması..