8.8.15

kedi hikayeleri

julia bachstein

lloyd alexander: her kedi kendi içinde bir krallıktır. biz kendimizi bir başkasının bizi yönetebileceğinden daha iyi yönetiriz. ne yazık ki siz insanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

jerome k. jerome: bir kediyi boş laflarla, bir köpeği kandırdığınız gibi kandıramazsınız.

adie suehsdorf: onunla birlikte yaşadıklarımız, onun fikri olmayan her şeye inatçı, mutlak bir direniştir. ara sıra söz dinler görünür ama bu daha ziyade, bizim isteklerimizin onun zaten beslediği niyetlerle şanslı bir kesişmesidir. esasen kedi sadece kendi iradesinin peşinden gider. insanlar için bu, daimi bir meydan okumaya denk, hayranlık uyandırıcı olduğu ölçüde öfkelendirici bir özelliktir. bununla boy ölçüşmek cesaret ve güçlü bir karakter gerektirir. öfken hayranlığından büyükse, evcil hayvan olarak kedi besleyemezsin.

d.l. stewart: kediler vefasız, sinsi ve kibirli olabilirler; ama aptal olmadıkları kesin.

rudolf geck: kedilerin top, fındık ve makarayla oynadıkları tatlı oyunları hiç izlemememiş biri, hiçbir şey yaşamamış demektir. aynı şekilde, bir kedinin oda temizlenirken sağı solu silen paspasın üzerine atlıkarıncaya biner gibi çıkıp dolaşmasını, çiçekleri koklayışını, tül perde iplerini sallamasını, kanepe ve sandalyelerin üzerine çıkıp kudurmasını, tembel bir zarafetle sobanın önüne kurulmasını ya da dikkatli adımlarla çalışma masasının üzerindeki kağıt karmaşasının içinden geçişini keyifle izlememiş biri, kendini seçkin bir zevkten mahrum bırakmış sayılır. insanın kendi sıkıntılı hayatına ara verip dinlenmesi için bu hayvandan alacağı katıksız hazzın üstüne yoktur.

kediniz hep yakınınızdadır
özellikle de siz onu görmediğinizde (werner fuld)

damon runyon: kediler kadınlar gibidir, aşkları uzun sürmez.

jerome k. jerome: kediler ve topluma ayak uyduramayanlar bana bu dünyada vicdan sahibi yegane varlıklarmış gibi geliyor. kötü ve yanlış bir şey yapan bir kediyi izle; eğer ki yakalayabilirsen; onu bir şey yaparken birisi görecek diye çok tedirgin olur ve eğer yakalanırsa, kaşla göz arasında yapmamış havalarına bürünür, yapmayı düşünmemiştir bile. aslında tam başka bir şey, tamamen farklı bir şey yapmak üzeredir. insan neredeyse ruhları olduğuna inanacak.

john coleman adams: öyle hayvanlar vardır ki, insandan daha insandırlar.

mark twain: eşleri ya da çocukları olmayan müşfik yaratılışlı erkekler, bir şeyleri sevmeye mecbur olduklarından evcil hayvanlarla meşgul olurlar.

damon runyon: kediler kadınlar, kadınlar da kediler gibidir. her ikisi de çok nankördür.