12.8.14

troya'nın düşüşü

peter ackroyd

bütün altın şeyler toprağa düşmek zorundadır. yeryüzünde geçici olmayan hiçbir güzellik ya da haşmet yoktur.

bir türk'e asla hediye verme. reddedemez ve karşılığını vermek zorunda kalır.

hayatta, en hayal edilmez romanda bile izin verilmeyen garip rastlantılar olur.

yaşamın amacı nasıl ölüneceğini öğrenmektir.

her şeyi başarmanın dolambaçlı bir yolu vardır.

kalp konusunda kural işlemez.

yeryüzünde aşka eş tutulacak bir güç yoktur.

bir yığın mücevher bir taşın altına gizlenirken duyulan bir anlık korku, yangın bir evin duvarlarını yalarken duyulan bir anlık tehlike, bir ok bir kafatasını delerkenki bir anlık ölüm.. bütün bunlar, bir arkeologun ortaya çıkardığı anlardır. orada yaşamış ve acı çekmiş insanlar için binlerce yıl değil, bir insanın yaşamında önemli az şeyin olabileceği kısacık bir süredir söz konusu olan. yeryüzünde oraya buraya saçılmış durumda bulunan kırılmış çanak çömlek parçaları, pek de değişmişe benzemeyen sıradan insan varlığının işaretleridir. yine de, antik tarihçinin gördüğü değişiklikler ne kadar geniştir! işte arkeologun görevi budur: sonsuz derecede büyükle sonsuz derecede küçüğü bir araya getirmek.