19.6.13

aylak insan

george sand

aylak insan, kıra, sağlık kazanmak ve hava almak üzere gelir. sonra kölelerinin emeğiyle elde edilen kazancı harcamak üzere büyük kentlere döner. ırgatlara gelince; bunlar, pek yorgun, pek mutsuz ve gelecekten pek kaygılı oldukları için, kırların güzelliğinden, kır yaşamının zevklerinden yararlanamazlar. onlar, altın renkli tarlalara, güzel çayırlara, gururlu hayvanlara, gereksinmelerine yetişmeyecek denli küçük bir kısmı kendilerinin olan para torbaları gözüyle bakarlar. böyle olduğu halde, aylağı hoşnut etmek ve onun toprağında sıkıntılı, sürünürcesine bir yaşam sürme karşılığını vermek için, bu ilençli torbaları her yıl doldurmak gerekir.


oysa, doğa sonsuza dek gençtir, güzeldir ve eliaçıktır. özgürce gelişmelerine olanak tanınan bütün yaratıklar ve bitkiler, üzerine şiirini ve büyüsünü saçar. mutluluğun gizi ondadır ve bu gizi ondan kimse çalamamıştır. en mutlu insan, işini bilen, elleriyle çalışan, gönencini ve özgürlüğünü, bilinçli zekasını kullanmakta bulan, duyguyla ve mantıkla yaşamak ve kendi yapıtını anlamak, tanrının yapıtını sevmek olanağını bulan insan olabilir.