11.6.13

atölye

nilüfer kuyaş

yazarın tek başına kapandığı yazı odası çok kalabalık, çok tehlikeli bir yerdir.

francis bacon'un atölyesinin fotoğrafını gördüğümde dehşete düşmüştüm. yaratıcılığın gerçekten kaosun çocuğu olduğunu o çıfıt çarşısı tam kanıtlıyordu. bacon meşhur olup biraz para kazanınca konforlu bir yer almış londra'da; ama fazla dayanamayıp vazgeçmiş: "o mekanda kendimi iğdiş edilmiş hissettim; çünkü aşırı yerleşikti, kaosumu yitirmiştim."

yerleşikliğin dışlandığı, geçiciliğin egemen olduğu bir mekandır atölye, yazı odasının tersine. dünyaya açıktır atölye. bir atölyeyi ziyaret edebilirsiniz, evrenin bazı sırlarına tanık olmak için, size de yer vardır orada. ama bir yazarın odasını ziyaret edemezsiniz; mahremine girmiş gibi olursunuz. atölye ne kadar açıksa dünyaya, yazı odası sımsıkı kapalıdır, sır vermez.