20.6.19

insan

vincent van gogh

insanın ruhunda koca bir ateş yanıyor olabilir; ama hiçbir zaman kendi kendisini ısıtamaz onunla. gelip geçenlerse yalnızca bacadan çıkan cılız dumanı görürler ve yollarına devam ederler.

fırtınalı bir denizin ortasındaymış gibi, uzun süre şuraya buraya atılıp savrulmuş bir kişi, er ya da geç ulaşmak istediği yere varır; beş para etmez, hiçbir işte tutunamaz, hiçbir işlev yüklenemez gibi görünen bir insan, sonunda yapabileceği işi bulur; etkin olabileceğini, başlangıçta göründüğünden çok daha değişik olduğunu gösterir.

tüm içtenliğiyle yaşayan, türlü dertlerle, bin bir düş kırıklığıyla karşılaşan ama bunlardan yıkılmayan, bunlara boyun eğmeyen kişi, işleri her zaman rast gitmiş ve görece bir refah içinde yaşamış kişiden çok daha değerlidir.

insanların olduklarından başkaymış gibi görünmek istemeleri bana gülünç (anlamsız) geliyor.

hepimiz ölümlüyüz ve var olan tüm hastalıklara açık durumdayız. buraya (akıl hastanesine) geleli neredeyse bir ay oldu. bu süre içinde, başka bir yerde olma isteğini bir kez bile duymadım. yalnızca çalışma isteği her an artıyor. burada kalan öteki kişilerde de belirgin bir istek görmüyorum dışarıda olmak için. belki de bu, dışardaki yaşama hiçbir zaman katılamayacak kadar paramparça olduğumuz duygusundan ileri geliyor.

ah, theo, theo, yavrum, bunu bir başarabilsem! elimi attığım her işin bozulmasından dolayı yaşadığım korkunç bunalımı yenebilsem, kendi kendime yinelediğim, çevreden işittiğim ayıplamaları üstümden atabilsem, gerçek bir gelişmeye ulaştırabilecek fırsatı, gücü bulabilsem ve bulduğum yolda azimle ilerleyebilsem, babam da, ben de tanrı'ya büyük bir şevkle şükredeceğiz.