4.10.18

eleştirmen

ahmet haşim

bir mühendisi, bir şairi, bir doktoru, hatta ismini bile ömrünüzde işitmediğiniz herhangi bir mesleğe mensup birini, hiç anlamadığınız bir işinden dolayı beğenir gibi olunuz. derhal bütün faziletler sizindir: iyilikseversiniz, zekisiniz, sevimlisiniz, terbiyelisiniz; ilminize, irfanınıza hiç diyecek yoktur. ağzınızdan düşürüverdiğiniz küçük ve ikiyüzlü bir methe karşılık sırtınıza geçirilen tantanalı altın kaftanı bir an içinde kaybetmemek ve yağmur altında bir çıplak gülünçlüğüne düşmemek istiyorsanız, sakın sözünüze en ufak bir ihtiyat kaydının gölgesini düşürmeyiniz.

işte rahat yaşamanın düsturu!

halbuki her fikir otlağından topal ve yaralı bir hayvan gibi sopayla, taşla, tekmeyle uzaklaştırılan eleştirmen, hakikatte insan zekâsının en etkili hizmetkârlarından biridir. müstakbel şafaklara doğru yürüyen alayın ta önünde ümidin bayraklarını dalgalandıran onun koludur.

büyük üstadım gourmont şunu der: "bütün canlı mahlukata kıyasla insanın üstünlüğünü yapan, yeteneklerinin çeşitliliğidir. en zeki hayvan bir tek şey yapar. fakat onu mükemmel yapar. at, arka ayaklarıyla mükemmel çifteler atar; arı, kimyahane fırınlarına ve dolaşık imbiklere hiç muhtaç olmaksızın dahice balını süzer; örümcek en usta bir dokumacı gibi havadaki tuzağının görünmez tellerini örer. fakat o kadar!

halbuki binbir sahaya dağılmış çalışan insan faaliyetinin mahsulleri ister istemez eksik ve geçicidir. hayvan gayesine varmış duruyor, insan gayesini hâlâ aramakla meşguldür.

herhangi bir sahada insanı artık daha ileriye gitmekten uzak görenler bilmeyerek onu hayvan seviyesine indirmek isteyenlerdir.

eleştirmen ise her insani marifetin hâlâ olgunlaşmaya muhtaç olduğunu bağırmakla , her sabah insana hayvan olmadığını hatırlatıyor.